Oxenfree

oxenfree

Bu oyunu Transistor havası veriyor diye almıştım. Bazı açılardan size benzer duyguları tattırdığını söyleyebilirim; her ne kadar ikisi farklı kulvarların oyunları olsa da.

Steam üzerinden yazdığım bir başka oyun incelemesi.

Amerikan gençlik filmlerini bilirsiniz; ateş başında içmeceler, sonra keşfedilen gariplikler ve ardından gelen korkunçlu olaylar. Evet bu oyun tam olarak öyle başlıyor. Fakat karakterlerimiz o filmlerin aksine “şu an izleyiciler bize oraya gitmeyin diye bağırıyor” gibi bir cümle kurabiliyorlar. Herkes neyin ne kadar klişe olduğunun farkında. O yüzden Oxenfree’de bu klişeye farklı bir aroma katmaya çalıştıklarından emin olabilirsiniz.

thumb-1920-678172

Hikayemizde Alex isminde bir kızı kontrol ediyoruz. Üvey erkek kardeşimizle kaynaşalım, arkadaşlarımızla tanıştıralım ayağına bir ada turuna çıkıyoruz. Bu adanın özelliği zamanında askeri bir üs olarak kullanılması ve adanın belirli noktalarında radyo frekanslarıyla tetiklenen bir şeylerin bulunması. Elimize tutuşturulan minik bir radyo var, bunun yanında bir de adanın haritası veriliyor. Tur kapsamında bize çeşitli bilgiler vermesi için sabit bir frekans ayarlanmış. Onun dışındaki frekanslar sadece belirli yerde ve belirli şartlarda tetikleniyor. Bunları bulmak oyuncuya bırakılmış.

ss-2017-01-24-at-03-02-48Gelelim oyunun etiketleri arasında geçen “Choices Matter” kısmına. Bu tarz oyunlarda genelde ne seçerseniz seçin hep aynı sona bağlanır. Fakat burada o durum biraz farklı. Şimdi karşınıza 3 adet seçenek geliyor: yeşil, kırmızı ve mavi. Renklerinden aslında ne tür seçenekler olduğu bariz gibi duruyor. Fakat öyle değil. Oyun ilerledikçe fark ediyorsunuz ki, yeşil her zaman iyi bir şeyi temsil etmeyebiliyor. Belki sizin için olumlu bir şey, karşınızdaki karakterin bakış açısından olumsuz olabiliyor. O yüzden “ben iyi son istiyorum” diye kendinizi kasmayın, o durumda kaldığınızda ne tür bir cümle kuracaksanız onu seçin. Oyunda her karakterin “sonu” için 3 ile 6 arası varyasyon var. O yüzden karşılacağınız sonun ne kadar şekilli olabileceğini siz düşünün.

ss (2017-01-24 at 03.03.14).jpg

Kendi açımdan iyi ve eksik yanları:

+Müzikler dikkat çekmese de gerilimin en büyük kaynağı durumunda. Bazı şarkıların içine mors kodları gizlenmiş.
+Böyle bir klişe korku temasına kattıkları “paralel evren” göndermeleri
+Steam listenizde sizden başka oynayan arkadaşlarınızla ilgili ekledikleri ufak ama şok edici özellik
+Şok edici son (eğer mevzuyu anlayabilirseniz tabi)
+Radyo frekansını kullanarak bir şeyleri “aktive” edebilme olayı çok güzel düşünülmüş ve en iyi şekilde değerlendirilmiş
+Hikayeye sizin katkınız olması için yine ekledikleri harika bir özellik (spoiler vermeden bu kadar oluyor :D)

thumb-1920-678167.jpg

ss (2017-01-24 at 03.14.41).jpgOyunun gerçek hikayesini bulma güçlüğü: Oyunda bulmanız gereken bazı şeyler var, eğer bunları bulamazsanız hikaye sizin için “adadan kurtulduk bitti oley” senaryosundan öte olmuyor. Fakat o şeyleri bulmanız için oyun size doğru düzgün bir yol göstermiyor. Keşke sadece ilk ipucunu diğer karakterler sayesinde oyun bize tesadüfen buldurtsaydı da, tam olarak neyi nasıl ve ne şekillerde aramamız gerektiğiyle ilgili bir fikrimiz olabilseydi. Hikaye ile ilgili çoğu eksik parçayı wiki üzerinden tamamlamak zorunda kaldım, öbür türlü hikayeden o kadar etkilenmemiştim oyun içinde.

-Karakterler inanılmaz yavaş yürüyorlar. Koskocaman bir harita ve anca uzun bir süre yürüyünce koşmaya başlayan karakterler.

Çok konuşuyorlar. Tamam, bu oyun konuşma oldukça güzelleşecek fakat karşındakinin konuşmasına izin vermeden sürekli konuşmak olmuyor. Bazen karşımdaki cümlesini bitirsin de öyle seçeyim diyorsunuz ama o sürede seçenek kayboluyor. Veya bir şeyi seçiyorsunuz, karşındakinin cümlesini ortadan kesmiş oluyorsunuz. Veya bir şeyle etkileşime gireceksiniz, bu sefer de konuşmalarınız üstüste biniyor. Tam konuşma sardı dur bi dinleyim diyorsunuz, hikaye ilerlemeye başlıyor konuşma ortadan bölünüyor. Çoğu diyalog arada kaynadı böyle şeyler yüzünden.

Buglar. Zaman zaman bazı değişik eşyalar çıkıyor oyunda hikayeyi ilerletirken kullanacağınız. Fakat bunları tam olarak nasıl kullanmanız gerektiği size sadece 1 kez gösterilmekte. Hadi yanlışlıkla X’e bastınız diyelim, kaçırdınız orayı. Hadi ara bul bakalım o eşyayı nasıl kullanacağını (tape player örneğin). Tüm seviyeyi baştan başlatmam gerekti bir seferinde. Veya bazen karakter peşinizde yürümüyor, belirli bir noktada takılı kalıyor. Gidip geri almanız gerekiyor falan. Ufak buglar ama keyif kaçırabiliyor.

Özetle %70 öneriyorum gibi bir kanıya vardım. Kütüphanenizde bundan daha iyi oyunlar vardır eminim, fakat Oxenfree deneyimini bir kez mutlaka tatmanızı da öneririm. Her yerde defalarca gördüğümüz “paralel evren” olayına güzel bir farklılık katmışlar, bu türe ilgi duyanlar mutlaka göz atmalı.

Son olarak bu oyunu gamepad kullanarak oynamanızı şiddetle tavsiye ederim. Koltuğunuza yayılın ve yattığınız yerden rahatça oynayın, daha çok gamepadle oynanış için tasarlanmış gibi duruyor çoğu şey zaten.

Reklamlar

2 thoughts on “Oxenfree

  1. “Oyunun gerçek hikayesini bulma güçlüğü” maddesi stres yaptı bende 😀 en sinir olduğum şey ya oyunu bitiriyorsun ama meselenin farkında değilsin falan.

    Beğen

    • Abi oyunda haritanın her yerine gitme özgürlüğün var. Bu adadaki “asıl hikaye” olayını biz neredeyse oyunun sonlarına doğru buluyoruz “aaa treasure hunt varmııış” diyor karakterler de hatta. Oradan sonrasını oyun sana bırakmış geri dönüp kalan tüm letterları toplarsan buyur topla, toplamak istemiyorsan da devam et oyunu bitir diye. Ben üşendim şahsen zaten map kocaman

      Beğen

Düşüncenizi Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s