2016 Yaz Ayları Üzerine

AMANCHU!.full.1032629 copy

Gündemin psikolojimi daha fazla katletmesine dayanamayıp usulca küçük dünyama geri döndüm. Biraz ondan biraz bundan derken günlerimi geçiriyorum. Bu yazıda hem onlardan, hem de yaz sezonunda göz attığım serilerden bahsedeceğim.

Uzun zamandır anime namına bir şeyler izlemiyordum, hem takip etmesi zor oluyordu hem de ders çalışmak yalan oluyordu. Jojo, Re:Zero ve Gyakuten Saiban üçlüsünü hafta sonunda çıkarıveriyordum. Yaz sezonunu pek sevmem ama Twitter akışında gördüğüm hype tavanı olmuş animelerden gözümü ayırıp daha değişik şeylere yöneldim.

Yaz aylarının açılışını aslında aylar önce Clannad visual noveline başlayarak yaptım. O kadar VN okuyup da Clannad’ı öylece gözardı etmek olmazdı. Hem animesini izlemedim hem spoiler falan da almadım, Dango kapanışını izlemek haricinde alakam yok seriyle. En uzun vnlerden biri olduğu için birkaç kişi yapma etme yazık etme dese de bu bir challenge artık o Clannad bitecek!

kappei

Üzülme Sunohara alcam ben sana Kappei’yi ;_;

Efendim Clannad’da yazarımız üşenmemiş yanlış saymadıysam After Story hariç 12 adet route yazmış. Bunların hepsini animede gördüğünüzü bile düşünmüyorum, iyisiniz valla. Sadece dizimizde yatmak isteyen bir kız için bile route yapıldığını düşününce, aylardır “bu muymuş Clannad” dememek için zor tutuyorum kendimi. Konu nasıl olacak da çok ağlamaklı yerlere bağlanacak merak ediyorum. Little Busters’tan deneyimliyim. Şu ana kadar Baseball, Misae, Tomoyo, Yukine, Kotomi, Kyou, Ryou, Kappei ve Mei routelarını bitirdim. Bu isimlerin bazılarını tanıdığınızı bile düşünmüyorum 😀 Geriye Fuko, Koumura ve Nagisa kalmış. Bu arada Fuko best girl.

Screenshot_20160721-205401

Günlerimi Clannad’la geçiriyorum derken Pokemon Go’nun apksi gündeme laps diye düşüverdi. Ben bu sıralarda köyümde olduğum için köyde pek bir şey yakalayamadım. Ne zaman Safranbolu-Kastamonu-Karabük turları yapmaya başladık, o zaman tarih canavarı gibi ne kadar tarihi yapı varsa katlettim. Şu an İstanbul’dayım ve o aktifliği özlüyorum. Yine de burada yapmayı en çok sevdiğim şey tramvaya binip Cevizlibağ’dan Kabataş’a kadar tramvay ağır ağır ilerlerken çeşitli Pokemonlar yakalamak. Ayrıca yol üstünde bi 50-60 kadar Great Ball bulmak da bonus!

Bu minik aktivitelerin dışında gelelim şimdi izlediğim animelere. Seneler sonra rekorumu kırdım sanırım kafadan bi 10-12 anime takip ediyorum. Minik çaplı tanıtımlarla başlayalım bakalım.


91 Days

02b20db42c3b2d9eef1c3d466e316db01467999817_full

Klasik İtalyan mafya temalı intikam hikayesi 91 Days duyurulduğundan beri merceğim altındaydı. Beklentim inanılmaz yüksek giriştim ve baya memnun kaldım. Gel gelelim seride 1 tane bile fanservis saçan kadın olmadığından mıdır nedir, adını pek duyuramadı 91 Days. Sarı saçlı kara sakallı çirkin erkekleri, kırbaçlı kadınlarıyla şu an için pek de göz önüne geleceğe benzemiyor. Lakin sinematik ilerleyişiyle beni büyülüyor, umarım sonuna kadar böyle devam eder.

91_days_01_2Konusuna gelecek olursak, Avilio adlı karakterimizin ailesini küçükken Vanetti ailesinden bir grup adam katlediyor. Bizimki oradan kaçıp gidiyor. Şehirden uzakta senelerce farklı isimle yaşayan Avilio bir gün bir mektup alıyor ve mektubun üzerine şehre geri dönüyor. İçki sektörünün deli gibi işlediği bu piyasaya çocukluk arkadaşımızın yaptığı içkilerle giriş yapıyoruz ve kendimize bazı dostlar ediniyoruz. Bu süreçte Vanettilerin düşmanı Orco ailesi bizim de başımıza musallat olduğu için dostlarımızla işbirliği yapmak daha makul geliyor. Lakin edindiğimiz bu sözde dostların, Vanetti ailesinin gelecekteki “varisi” ve onun yakın dostları olduğunu öğrenince intikam ateşi harlanmaya başlıyor.

days91Yapımın bölüm sayısı henüz belirsiz, stüdyosu ise Shuka. Bu stüdyoyu Durarara’nın son çıkan sezonlarından da hatırlayabilirsiniz. Yapımın türü ise sadece “Drama” olarak geçiyor, o yüzden ne ile karşılaşacağımızdan hiç emin değilim. Açılış parçasını çoğumuzun Psycho Pass’tan duyduğu Ling Tosite Sigure grubundan TK söylerken, sakin kapanış parçasını da güzel sesli ELISA seslendirmiş. Yapımın ismi neden 91 Days diye soracak olursanız, yanlış hatırlamıyorsam mektup geldiğinden beri ara ara kaçıncı günde olduğumuz ekranda belirtiliyor. 91. günün sonunda ne olacağı ise soru işareti.


Agressive Retsuko

tumblr_o7nmeuT1aW1vs2k5eo1_1280

Bilen biliyordur, Red Panda diye geçen Firefox hayvanlarına senelerdir tapmaktayım. Bu hayvanlara olan sevgimden Firefox tarayıcımdan vazgeçmiyorum 😛 Animenin sadece konusunu bile okuduğumda ne olduğuna hiç bakmadan izledim, yani şuna bakar mısınız: “25 yaşında Retsuko adındaki kızıl panda, çok sevdiği işinde çalışırken iş arkadaşları ve patronları tarafından ona yüklenen aşırı iş yüzünden çıldırır ve içindekileri death metal yaparak dışa vurur.”

head3

Sadece hayali bile inanılmaz olan bu 1 dakikalık seride gülmediğim bir bölüm yok. Doğru düzgün karakterleri bile olmayan bir seri insanı 1 dakika içinde nasıl bu kadar güldürebiliyor hayret ediyorum. Özellikle şirkette çalışan arkadaşlar izleyiniz, izletiniz.

Her ne kadar bahar sezonundan kalma bir seri olsa da yaz sezonundaki çoğu kısa yapımlara taş çıkartan cinsten.


Amanchu!

ss+(2016-07-21+at+09.11.39)

Sırf içinde okyanus var diye başladığım bu yapımda da bu kadar güleceğimi düşünmezdim. Özellikle şu kaos içeren gündemin orta yerinde bu animeyi izlerken sanki beynimi 20 dakikalığına kapatıp dinlenme moduna geçtiğimi hissediyorum. Öyle çok aman aman bir şey değil aslında bu yapım. Skuba dalışını çok seven ve bunun işini de sürdüren Yotsuba’nın ablası denecek kadar çatlaklıkta kızımızın lise günlerini ele alıyoruz. Henüz ne sebeple olduğu anlaşılmasa da sürekli telefonun başında çaresiz bekleyişini sürdüren bir diğer kızımız da bu mekana yeni taşınmış ve Yotsuba’yla yeni dünyalara kapı açıyor.

amanchu

Kıza ısrarla Yotsuba dememin sebebi 1- adını hatırlamıyorum, 2- kız gerçekten Yotsuba’nın büyümüş hali gibi davranıyor. Yapımın en tatlı yanlarından birisi, karakterlerin kendilerine has komik alternatif yüz ifadeleri var. Zaman zaman normal yüz ifadelerine geçerken serinin çoğunluğu bu komik suratlarla ilerliyor. Tamamen böyle olsa hiç problem değil, çok şapşallar o suratlarla 😀

Açılış parçası da sanırım bu sezondaki en huzur verici parçalardan. Okyanus diye geldim 2 tane kız buldum demeyeceğim tabii, her bölüm mutlaka dalış yapacağız gibi duruyor. Söz konusu okyanus manzarası olunca senelerdir Nagi no Asukara’nın eline “su dökebilen” (MANYAK LAF) görmedim ama Amanchu’da da resim çekmelik açılar olduğu görmezden gelinemez. Kafa dinlemek isteyenlere bu tatlı ama bir o kadar da komik yapımı öneririm.


Battery

bat

Little Busters’ta bizzat minigame olarak oynadığımdan bu yana beyzboldan baya uzağım aslında. Bu yapıma başlama sebebim tamamen türleri içerisinde “Drama” kelimesini görmemden ibaret. Ping Pong The Animation gibi bir şey mi yoksa diye heyecanlandım ama ilk bölümden pek de bir şey anladığım söylenemez. Ana karakterimizin inanılmaz nazlı oluşu, diğerinin de şımarık oluşu PP’yi anımsatsa da pek heyecanlı değilim. 2. bölümü izlediğimizde göreceğiz.

İnanılmaz iyi bir pitcher kardeşimizin, memlekette onun attığı müthiş topları tutacak bir catcher bulamayışı üzerine buhranlarına şahit olurken bir anda zebellak gibi karşımıza çıkan catcher kardeşimizle etkileşimlerini izleyeceğiz özetle. Beklentim yüksek, umudum düşük.


Fukigen na Mononokean

mononokean3

Ya bir animenin güzel olması için illa karanlık yapıya, kana, vahşete veya ne bileyim çatır çutur aksiyona ihtiyacı olmaz bazen. Sadece insan olduğumuzu bize hatırlatsa, uzaylı da olsa insan insandır diyebilse yeterlidir. Bunu yaparken yüzümüzü bir güldürüp sonra da tatlı tatlı gözyaşı döktürüyorsa o anime olmuştur zaten.

Jonathan Joestar kılıklı kardeşimiz liseye başladığı gün kimsenin göremediği sevimsiz bir kıl yumağı tarafından lanetlenir. Okulun kapısına dahi varamadan bayılıp kalan ve bu yüzden kafadan 7 günü revirde geçiren bu kardeşimizin imdadına Alo Dio Brando Acil Servisi yetişir. Gördüğümüzde anlarız ki bu küçük kıl yumağı sadece oyun oynamak istemiştir ve onu görebilen tek kişi Jonathan Joestar olduğu için onu bir an olsun bırakmak istememiştir 😦 Vicdanımızı yerlere atıp üstüne bir de çiğneyen bu kıl yumağını huzur içinde öbür dünyaya yollamak boynumuzun borcu olmuştur artık. Saatlerce onunla oyun oynadıktan sonra Dio Brando kapıyı summonlar ve her şey bitmiştir artık. Tabii buraya kadar her şey güzel. Öyle beleşe servis yok diyen kalleş Dio Brando, bize kabarık bi hesap çıkarır ve artık onun ayak işlerini yapmak zorunda kalırız.

mononokean2

Tahminimce her bölüm bu şekilde farklı hikayelere yelken açacağız ama bu esnada da Mononokean Lideri olan Dio Brando üzerine de bazı şeyler öğreneceğiz. Zira adeta Tardis misali istediği her yere summonlanabilen “çay odası” şeklindeki youkai kardeşimiz tam bize bir şeyler anlatacakken Dio MUDA! diyor ve lafını kesiyor zavallının 😦 İşkillendiğimiz kadar var mı ilerleyen bölümlerde göreceğiz. Küçük yaratıklar, tatlı aile sohbetleri, Dio-Jojo atışması ve bir bardak çaya okeyseniz bu yapımı kaçırmayın derim.


Orange

orange

sda

Bu sezonun shoujosu da bu oluyor sanırım. Yalan yok ben sadece seride turuncu saçlı yakışıklı oğlan var diye ilgilenmiştim bu kadar. 😀 Böyle güzel bir şey çıkacağını beklemiyordum. Kızımıza gelecekteki benliğinden bir mektup geliyor ve mektupta kızımızın gelecekte yazdığı günlükten parçalar görüyoruz. Gelecekteki benliği geçmiş yıllarda “bazı şeyleri” yapmadığı için büyük pişmanlıklar duyuyor ve bizden bu yanlışları bir bir düzeltmemizi istiyor. Başta pek nazlanan kızımız bu işin hayat memat meselesi olduğunu çok geçmeden anlıyor: sevdiğimiz çocuğun birkaç sene içerisinde gerçekleşecek ölümü.

213123

Yapımın türleri arasında bilim kurgu olduğu sizi yanıltmasın, mektubun geçmişe gitmesi haricinde şu ana kadar bilim kurguyla alakalı hiçbir şey yok. Bolca arkadaşlık, entrika ve gizemin ortasındayız. Hoşlandığımız çocuğun gizemli ölümü veya bu çocuğu nasıl kurtaracağımız üzerine türlü soru işaretleri dolaşıyor. Kısa sürecek bu yapımda ana karaktere bolca sinir olacaksınız. Çünkü mektubun bizden istediği şeyler pek de kolay değil. Hoşlandığımız çocuk için bir sürü şey yapacağız, yani adım atacağız. Şahsen böyle bir olay benim başıma gelse ben bu kadar fazla adım atamazdım. Bir yerden sonra çocuğa gidip her şeyi anlatırdım KARDEŞ ÖLECEKSİN BAK diye. Belki bizimki de anlatır birilerine bir yerden sonra, göreceğiz.

Her şey bir yana, yapımın açılış parçası çok nostaljik. Sakurasou’nun Days of Dash’ını bilen bilir, bunda da benzer hislerle depreşiyor içim. İkisinin ortak noktası gülümseyerek koşan gençler olunca insan acaba bu işin sırrı koşmakta mı demeden edemiyor 😀 Mutlaka gözden geçirmeniz gereken yapımlardan biri özetle. Manga okuyucuları pek nazik olduklarından manga spoilerı vermiyorlar lakin anime izleyicilerinden aynı nezaketi beklemiyorum. İşler kızışmaya başladığında spoilerlar sağda solda patlayacaktır, tren kaçmadan yetişin derim.


Time Travel Shoujo: Mari Waka

661a2df5898318ff2487f9a51105ab59

Sırf şöyle bir okuduğumda konusu bu zamana kadar pek yapılmamış bir şey diye başladığım yapım. Daha açılışın sonundaki “Education” yazısından da tahmin edileceği üzere yapım çocuklara hitap ediyor, eğitici bir anime. Fakat sırf böyle diye hemen gözünüzü devirmeyin, her bölüm inceden çok güzel mesajlar veriyor aslında.

HorribleSubs-Time-Travel-Shoujo-01-720p.mkv_snapshot_21.02_2016.07.09_15.38.25-1-700x385

Konuyu ele alacak olursak, babası ünlü bir mucit olan ama senelerdir ortalıkta görünmeyen kızımıza babasından değişik bir kolye kalmıştır. Tabii bunu pek umursamayan ve günlük okul hayatına devam eden kızımız rastgele bulduğu “mucitler” kitabını karıştırır. Kitap tamamen İngilizce yazılmıştır ve tam William Gilbert’ın sayfasındayken kolyesi onu 1500-1600’lü yılların İngilitere’sine ışınlar. Görülen o ki ziyaret edeceğimiz tek kişi William Gilbert olmayacak. Açıklamasında söylendiğine göre elektrik ve manyetizma üzerine önemli katkılar sağlamış mucitlerimizi tek tek ziyaret edeceğiz (Tesla yok -1 puan).

HorribleSubs_Time_Travel_Shoujo_-_01_720p.mkv_snapshot_18.27_2016.07.09_08.37.45_Custom

Günümüzde artık çoğu olgu alışkanlık haline geldiği için, neyin aslında nasıl ve neden olduğunu kolay kolay açıklayamayız. Zira merak etmez olduk artık, sadece sömürüyoruz. Ana karakterimiz ortaokullu da olsa, 30 yaşında yetişkin de olsa pek bir şey değişmezdi bence. Gilbert abimiz bize “pusulanın kuzeyi göstermesini araştırıyorum” dediğinde “pusulanın kuzeyi gösterdiğini herkes bilir” tarzında cevap veriyor kızımız. Ama sebebini açıklayamıyor. Şimdilik bir sıknıtım yok ama eminim seri boyunca benim de “bildiğimi sandığım” ama aslında detaylı bilmediğim şeyler çıkacaktır.

Bir de yapımın inceden verdiği mesajlar demiştim. Gilbert abimiz bize kilisenin dayatmalarından, mucitlere yaptığı baskılardan ve kimsenin kendilerine inanmadığından yakınıyor. Hatta bu süreçte Giordano Bruno’nun ölüm haberine bile şahit oluyoruz. Bu açıdan altın değerinde bir yapım aslında. Sadece çocuk yapımı diye bakmamakta fayda var.


Sonuç olarak bu yaz aylarını bunlarla geçireceğim gibi görünüyor, chartta gözüme güzel gelen başka bir şey bulamadım. Diğerlerini siz zaten izliyorsunuzdur; şu çok popüler olan Relife’tır, Arslan’dır, Mob’tur, Days’tir, Amaama’dır, Zestria’dır vs vs her köşe başında gördüğüm duyduğumuz yapımlar. Onların yanına bunları da ekleyebilirsiniz, yazımın amacı birazcık buydu. Umarım bu yapımları da beğenir, bağrınıza basarsınız \:D/

Reklamlar

6 thoughts on “2016 Yaz Ayları Üzerine

      • Siz yılda bir kere yazınca yorumun fazla gelmemesi normal. Keşke hep fırsat bulsanız, hatta düzenli yazsanız da fırsat bulunca başka şeyler yapsanız 🙂

        Gözden kaçan bir dizi olarak Thunderbolt Fantasy ile listeye dış kapıdan dahil olmak istedim. “O tekniğin” bu kadar iyi kullanıldığını hiç görmemiştim. Gerçi çok bıçak sırtı bir yapım. Hakkında hiçbir şey bilmeyen biri ilk kareyle birlikte devam/tamam kararını verecektir.

        91 Days’in sezon tahtını almasını bekliyordum. İlk bölümü izledikten sonra animasyonu bir ustanın tarzına çok kon’durdum. Sizin de en tepeye koymanızla ilk bölümde “acaba mı?” dediğim his pekişti. Alenen ekstra frameler var bu animede. Karakterlerin hareketlerindeki geçişler hep bir fazlasını yansıtıyor.

        Beğen

        • Ya benim huyum oldu bir şeyi bitirmeden başka yapım üzerine yazmak istemiyorum normalde şimdiye 3 vn bitirirdim ama Clannad bitmek bilmiyor 😦

          Telafi olarak 91 Days için bölüm bölüm yazmayı düşünüyorum öyle izle geç bir anime değil şu an için. Hiç bitmese bölüm de izlesem diye merak ediyorum hep.

          Aaa Thunderboltu unuttum ya, myanimelist üzerinden seçmiştim yazacaklarımı arada kaynadı o. Urobutcher olduğu için bile izlenir bence. İlginç tekniklere her zaman varız, yaşasın kuklalar. 😀

          Yorumun için teşekkür ederim ^^

          Beğen

  1. Özendiriyorsun böyle uzun yazılar ile. Ben son 5-6 aydır bir şeyler bittikçe “evet bunun hakkında kesinlikle yazmalıyım” dedikten sonra çeşitli sebeplerden erteledikçe ve yeni seriler ekrana geldikçe, o eskileri de unutmaya başladım. Kısır bir döngü var yani. O yüzden mutlu oldum böyle birinin beş yüz şey hakkında tek başlıkta konuşmasından. Time Travel Shoujo’yu izlemek istemiştim de sonra o da geride kalmış unutmuşum bak hatırlattığın iyi oldu. Henüz izlemediysen bir Taboo Tattoo’ya da bak derim. Sadece ana kadın karakteri için. Saber+Rin kombine etmişler ve 30-40 yıl yaşlandırmışlar sanki.

    Beğen

    • İnan ben de senden farklı değilim. Aklımda yazmak istediğim bir sürü şey var aylardır ama insanı bir şeyin tetiklemesi gerekiyor. Beni de gündemde olan olaylar tetikledi bloga kaçmakta buldum çareyi.

      Taboo Tattoo, aldım listeye. Thunderbolt Fantasy’e bakıyor musun? 😀

      Beğen

Düşüncenizi Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s