Life is Strange + Teoriler

life_is_strange_by_james__c-d8j3m3q

Kelebek Etkisi üzerine kurulu, Square Enix/ Dontnod yapımı harika bir oyun Life is Strange.

Not: Yazının belirli bir yerinden sonra bolca spoiler kullanmaya başlayacağım, hızlıca aşağı kaydırmadan önce iki kez düşünün. Ve koyduğum resimlerin çoğu fan-art, korkmayın.

Yazıya başlamadan önce Kelebek Etkisi dediğimiz kavramı o meşhur alıntıyla açıklayayım: “Amazon Ormanları’nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD’de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, Dünya’nın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

life-is-strange-review-5

Oyunumuz da tıpkı burada dediği gibi, büyük bir kasırgayla başlıyor. Kendimizi ormanın ortasında, yaşadığımız şehri silip süpüren bir kasırgayı izlerken buluyoruz. Lakin kendimize geldiğimizde aslında “fazlasıyla gerçekçi” bir rüya gördüğümüzü anlıyoruz.

Ana karakterimiz Max adında, fotoğrafçılık bölümünde okuyan yetenekli bir kız. Lakin içine kapanık bir kız olduğundan, dersi biter bitmez kulaklığını takıyor ve kendi iç dünyasına kapanıyor. Nitekim oyunumuz da aynen böyle başlıyor, kulaklığı takmamızla jenerik akıyor. Max kendini bir an önce yalnız kalabileceği lavaboya atıyor ve peşinden giren 2 kişinin tartıştığına gizlice şahit oluyor. Tartışmanın sonu cinayetle bitiyor ve Max tüm bu olanları uzaktan izlerken kendini tutamayıp onlara doğru atılıyor. İşte elini kaldırıp onlara doğru atılmasıyla birlikte, kendini tekrar sınıfta bulması bir oluyor. Max artık zamanı geri alabildiğini fark ediyor ve hikayemiz başlıyor.

Untitled-1

Son dönemlerde episodik, yani ortalama 5 ayrı bölümden oluşan ve size sunulan seçeneklerin oyundaki hikayeyi etkilediği oyunlar epey ön plana çıkmaya başladı. Hepsini oynadığımı söylemem lakin Telltale Games’in beni bu tarz oyunlara çektiğini belirtmeliyim. The Walking Dead serisi, akabinde çıkarttıkları The Wolf Among Us oyunu ve hala çeşit çeşit çıkarmaya devam ettikleri oyunlarıyla çeşitliliği bir an olsun düşürmüyorlar. SE/Dontnod da bu konuda bir adım atıyor ve ortaya harika ötesi bir oyun çıkıyor: Life is Strange.

Şu ana kadar 3 bölüm çıktı, Temmuz ve Ağustos aylarında birer bölüm çıkacak ve oyun tamamlanacak. Bölümler yeterince uzun ama başından bir türlü kalkamadığınız için 2 günde bitiyor (3 bölümü). Lakin oyunun bazı sakat yanları var, çoğu sahneyi dayanamayıp yeniden oynuyorsunuz. Bu da günlerinizi alabilir “ah şuraya da bir bakayım” diye.

Oyun Mekaniği

Zamanı geriye alabildiğimizi söylemiştim. Öyle aylar, günler öncesine değil de ufak ufak geri almaktan bahsediyorum. Örneğin derste hocanız size bir soru soruyor, cevabını bilmiyorsunuz. Yandaki zeki atlıyor hemen cevabı veriyor, tam bu an zamanı geri alıyorsunuz ve doğru cevabı veriyorusunuz. Oyun içerisinde bu yeteneğinizi her an kullanamıyorsunuz. Genelde önemli seçeneklerinizden sonra kullanmanıza izin veriyor. Ekranda çıkan uyarılar haricinde, karakterimiz de eğer dengesiz bir hareket yaparsak “belki bunu geri alsam iyi olacak” diye düşünüyor. Tabii yine size kalmış.

lis_large_kl_by_ayaka_itoe-d8syltt

Malum konu Kelebek Etkisi olunca, pata küte her şeyi değiştirmeye korkuyorsunuz. Bir yandan da içinizdeki gizli “süper kahraman” olma isteği sizi dürtüyor, illa ki bu gücü iyiye kullanırken buluyorsunuz kendinizi. Oyunda özellikle bir kız var, başına sürekli bir şey geliyor (kafasına top çarpması gibi). Eğer zamanı geri alıp onu zamanında uyarırsak, onu kurtarıyoruz ve kızla arkadaşlığımız ilerliyor. Peki ya aslında o topun aslında kızın kafasına çarpması gerekiyorsa? Belki ileride onun için iyi bir şeye sebep olacaksa? Birine iyilik yaptığınız zaman bile sizi “acaba gerçekten iyi mi oldu” diye düşündürüyor.

 

Karakterler

Şimdi bu tarz episodik bir oyun olunca, karakterler oyunun her şeyi oluveriyor. Hikaye bir okulda geçtiği için, çevremiz genelde 18 yaşlarında ergenlerle dolu. Bolca drama var yani, kim kiminle nerede ne yapmış hep bizim başımıza dolanıyor.

Journal_Profiles

Max karakterimizin ise çok sevdiği bir çocukluk arkadaşı var: Chloe. 5 yıl ondan ayrı kalmışız ve hiç arayıp sormamışız, arkadaşımız bize biraz tripli. Tekrar şans eseri onunla buluştuğumuzda, eski defterleri bir kenara bırakıp arayı tekrar bulmaya çabalıyoruz. Lakin Chloe, bu geçen 5 yılda kişiliğinin tam tersi bir hale bürünmüş; mavi saç, punk kıyafetler, piercingler, ot çekmeler ve bir üvey baba.

159f71ebdd568e30eb87b604408da1a75e08d56e.jpg__620x349_q85_crop_upscale

Chloe’nin bizim yokluğumuzda kendine edindiği çok yakın arkadaşı ise Rachel. Lakin kendisi aylar önce gizemli bir şekilde kaybolmuş ve bir daha kendisinden haber alamamışlar. Chloe’nin iki lafından biri Rachel’ın ne kadar mükemmel bir kız olduğuyla ilgili, o yüzden Max çoğu zaman kıskanıp, üzülüyor. En yakın arkadaşınızın telefon ekranında kendisiyle “onun en yakın arkadaşının” sarmaş dolaş resmi olduğunu görünce nasıl hissederdiniz bir düşünün hele. 😀

life_is_strange___conscience_by_jagged66-d8vr6e5.pngYaş 18 ve ergenler diyince aklınıza kesinlikle klasik filmlerdeki Amerikan gençliği gelsin çünkü aynen onu yansıtmışlar. Okulda “Vortex Club” diye anılan, ‘elit’ kesmin takıldığı bir grup var. Bu gruba öyle elini sallayan giremiyor tabii. Grubun lideri Victoria ve Nathan; okulun en zengin ikilisi. Tahmin edeceğiniz üzere Victoria bizim kızımızla bolca uğraşıyor. Kendisine karşı kötü veya iyi yanaşmak da sizin elinizde. Ben şahsen kötü yanaşmayı tercih ediyorum çünkü onu sinir ettikçe daha da tatlılaşıyor gözümde ❤ Nathan karakteriyle ise başka bir mevzumuz var o da spoiler olsun. Ayrıca “Rachel” karakterinin de bir zamanlar bu grubun yıldızı olduğu ayrıntısını da iliştirivereyim.

life_is_strange___kate_by_mary_o_o-d8n740g

Elit kesim olur da ezilen tipler olmaz mı? Sınıfımızda her türlü zorbalığa katlanan bir kızımız var: Kate Marsh. Kiliseye bağlı ve inançlı bir kız olduğundan, elit kesimin hiç de işine gelmiyor Kate. Nasılsa onlara çıkışamayacağını bildiklerinden, ona yapılabilecek tüm zorbalığı yapıyorlar: şantaj videosu gibi. Tüm okula da bir güzel yayıyorlar bunu marifetmiş gibi. Hatta şu adreste bulabilirdiniz, lakin oyun içerisindeki sebeplerden ötürü “silinmiş”: http://www.katesvid.com

 

KlervVWBahsetmeye değer gördüğüm bir de Warren var, “geek” kahramanımız. Fen bilimleri okuduğundan, garip deneylerle oldukça içli dışlı. Max’e de deli gibi aşık, sürekli bize adım atıyor ama onu hep “arkadaş” olarak görmeye diretiyor Max. Attığı adımlar aslında çok ufak. Lakin bir sahnede Max’in kötü hissettiğini görünce ona doğru yanaşıp kolunu Max’in omzuna atıyordu ve bunu yaparken ne kadar tereddüt ettiği suratından o kadar belliydi ki. Çok tatlı bu çocuk. 😀

Tab, Space ve Ctrl

Oyunda genel olarak bu 3 tuşu kullanıyoruz. Ctrl zamanı geri alıyor, Space ile zaten görmüş olduğumuz sahneleri geçebiliyoruz (HARİKA BİR ŞEY). Tab ise bize güzel bir menü açıyor:

AdsızMax’in günlüğü. Siz oyunda ilerledikçe günlüğe sayfalar ekleniyor. Kabul etmek gerek, sayfaların kenarına iliştirilmiş çizimler çok hoş. “Karakteri zaten biz oynuyoruz, günlüğe ne gerek var ki?” diyebilirsiniz lakin burada bizim ekranda gördüğümüzden biraz daha fazlası var: Max’in düşünceleri. Siz bir seçeneği kendinize göre seçmiş olabilirsiniz; ama o durumda “Max olsa ne yapardı?” sorusunun cevabını asla bilemezsiniz. İşte bu günlük o soruya cevap veriyor, Max’in yaptığı seçimler hakkındaki düşüncelerini okuyoruz. Bir karakteri aslında sevip sevmediğini, kime nasıl davranmayı planladığını ve kendine öğütleri hep burada. Okurken hem eğlenmenizi, hem de bir sonraki adımlarınızı atarken biraz daha dikkat etmenizi sağlayacak bir günlük.

AdsızMax’in fotoğrafçılık okuduğunu söylemiştim. Okulda sık sık “retro, hipster” gibi lakaplarla anılıyor çünkü elinde eski bir Polaroid’le dolanıyor etrafta. Diğer insanlar telefonlarından selfie çekedursunlar, Max alıyor eline Polaroid’i ve geçiyor aynanın karşısına.

Bölümü bitirdikten sonra fark ettiğiniz bir şey var: gittiğiniz yerlerde çekebileceğiniz bazı resimler. Bunları eğer henüz çekmemişseniz Tab menüsünde yukarıdaki gibi siyah-beyaz olarak gözüküyor, eğer çekmişseniz de resim oraya yerleşiyor (sincaplı resmi çok istiyodum ;___; ). Bunları bulmak gerçekten çok zor, ilk oynadığımda elimde sadece 2 adet ayna selfie’si vardı 😀 Kaçırdığım çoğu şeyi düzeltmek için birinci bölümü tekrar oynamam gerekti. Bu resimlerin hepsini çekebilirseniz (helal olsun) “Camera Eye” tarzında bir Steam başarısı kazanıyorsunuz sanırım. Oyunun hikayesine bir etkisi var mı henüz bilmiyoruz (olacak gibi).

Adsız

Bu da gittiğimiz yerler, lakin her birine tıkladığınızda karşınıza başka bir şey geliyor. Neticede oyunun büyük kısmı etrafı incelemekle geçtiğinden (ve bu çok önemli), sağda solda okuduğumuz broşürler, baktığımız fotoğraflar ve bulduğumuz mektuplar falan hep burada listelenmiş. “Broşür ne alaka ya?!” demeyin, sadece bir broşürde gördüğünüz “mekan adresi” bile çok işinize yarayabilir bu oyunda. Veya bir arkadaşınızın odasında bulduğunuz bir rapor, laptop’ını kurcalarken okuduğunuz bir mail hayat kurtarır 😀

SMS bölmesi var bir de, oyun içerisinde başka insanlarla mesajlaşabiliyorsunuz. Bir arkadaşınızla buluşmanız var diyelim, siz de o ara etrafı dolanıyorsunuz gayet rahatsınız. Arkadaşınız keyfinizi mi bekleyecek, SMS yağdırıyor telefonunuza.

Gerçekçilik

Oyun bu konuda elinden ne geliyorsa yapmış. Zamanın geri alınması söz konusu olunca nasıl gerçekçilikten bahsedilir, o kısmı geçiyorum. Burada bahsettiğim şey, günlük olayların ve diyalogların doğallığı. Sabah odanızda uyanıp, tavanı seyrederken derin düşüncelere dalıyorsunuz. Yataktan kalkmak bir Space tuşunuza bakıyor, öbür türlü saatlerce o konumda kalabiliyor Max. Hazırlanırken müzik dinleyeyim derseniz müzik setinden güzel bir şarkı açıyorsunuz (MÜZİKLER HARİKA ÖTESİ). O da olmadı gitarınız var, oyundaki vokalli şarkıların çoğunu çalabiliyor Max.

life_is_strange___max_and_chloe_by_mary_o_o-d8oik5y

Chloe harika işlenmiş bir karakter. Asi ruhunu yansıtmak için çok çabalamışlar, hareketleri ona hem uyuz olmanızı ama aynı zamanda sempati duymanızı sağlıyor. 5 dk önce size onu bırakıp gittiğiniz için laf sokarken, 5 dk sonra “neyse hadi kopalım” diyip açıyor müzik setini, çıkıyor yatağın üstüne, başlıyor dans etmeye. Siz de karşısına geçip onun fotoğrafını çekiyorsunuz. Veya birlikte uyurken siz uyanıp bi selfie çekeyim derken “photobomb!” diyip atlayıveriyor resme. Her hareketi dolu dolu, doğallık kokan bir karakter.

Oyun içerisinde yapabilecekleriniz o kadar geniş ki. Oyunun ilk bölümünü oynadıktan sonra “Seçenekler” tarzı bir ekran geliyor karşılaştırmak için. Burada neleri yaptığınızı ve neleri yapmadığınızı görüyorsunuz. Mesela ilk bölüm sonunda çıkan ekran:

AdsızGördüğünüz üzere hiçbir şey yapmamışım aslında. Tabii bunların bazıları aslında yapıp, lakin sonra zamanı geri aldığım için yapmamış sayıldığım şeyler. Mesela dolabın üzerinden bir şey almanız gerekiyor, derken bir şeyler yere düşüyor. Zamanı gerip alıp bu sefer daha dikkatli oluyorsunuz falan. Lakin bu listedeki şeylerin yarısını gerçekten fark etmedim bile. Ölü kuşu görmedim, çiçeği fark etmedim, tahtadaki yazıyı silmenin mümkün olduğunu görmedim vesaire. Gerçekten her bölümü bitirdiğimde “acaba bu sefer neleri kaçırdım” diye bakıyorum bu ekrana ve oyun beni bu konuda hiç şaşırtmıyor. İnsan böyle bırakamıyor tabi, geri dönüp tekrar oynuyorsunuz.

Bölümleri tekrar tekrar oynamak dediğimde çoğunluk “üşenmiyor musun?” diyebilir. KESİNLİKLE HAYIR. Dediğim gibi oyun o kadar gerçekçi ki, daha çok olsa da oynasam diyorsunuz. Hele ki böyle Kelebek Etkisi üzerine bir oyun olunca, yiyorsa geri dönüp seçeneklerle oynamayın. “Belki de o kuşun ölmesine izin vermesem şu gerçekleşmezdi” diyorsunuz.

life_is_strange_by_mary_o_o-d8msxny

The Walking Dead oynarken en büyük sorunum buydu: siz bir şeyleri seçiyordunuz ama %90 oyun hep kendi gideceği yere gidiyordu diğer bölümlerde falan. Bu oyunda kesinlikle ama kesinlikle böyle değil. Atıyorum bir karakter ölüyor ve siz onu kurtaramıyorsunuz. Oyun artık o karakteri kesinlikle ölü sayıyor, sinematiklerde o karakter artık ölü. Siz üzülüyorsunuz, nasıl öldü o karakter diye kendinizi paralıyorsunuz. Derken bölüm bitiyor ve en sonda görüyorsunuz ki “xx’in ölmesine izin verdin” yazıyor seçeneklerde. O cümleyi gördüğümde inanamadım, biraz çabayla o kişiyi gerçekten ölümden kurtardım ve bölüm sonu sinematiğinde o kişinin ölümüyle ilgili olan sahneler tamamen değişti. Bu da insanı oyunun birden fazla sonu olabileceği düşüncesine itiyor. O yüzden yerden bir çöp bile alırken iki kere düşünmeniz gerekiyor.

ss+(2015-06-08+at+03.55.26)

Gerçekçilikten devam edeyim, oyun sanki gerçek zamanda geçiyormuş hissi veriyor. Bir kere öğrenci yurdu olduğu için, herkesin odasında bi bilgisayarı var. Bu bilgisayarları karıştırıp, milletin Facebook profiline bakabiliyoruz (komik çizimlerle resmedilmiş tabii). Mesela ilk bölümde Victoria bizim resmimizi çekiyor, çok geçmeden odamıza gidip Facebook’a bakıyoruz ki Victoria resmi çoktan yüklemiş bile. Veya tüm okulun duyabileceği bir şey yaptığımızda profilimize mesajlar yağıyor. O yüzden çevredeki şeyleri sık sık kontrol etmekte fayda var, her an her şey değişebiliyor.

Oyun günlük konuşmalardan, esprilerden ve trendlerden bolca esinlenmiş. Kendinizi sanki dandik edebiyatı olan Bestseller romanları okur gibi hissetseniz de, yer yer yüzünüzü güldüren diyaloglar dönebiliyor. Adım başı selfie çekmeyi geçiyorum, Victoria karakterinin bize “go fuck your selfie” demesi hala aklımdan çıkmıyor.

Semboller ve Göndermeler

Oyunda dikkatimi çeken bir diğer şeyse semboller oldu. Üzerinize giydiğiniz tişörtteki baskı bile karakterinizi tanımlıyor bana göre. Warren’ın “Meow” yazan tişörtü, Chloe’nin ilk bölümde giydiği kurukafalı tişörtü, Max’in geyikli tişörtü, Rachel’ın mavi kuş kanatlı küpesi, bu mavi kuşu bolca etrafta görmemiz, Chloe’nin mavi saçları, Joyce’in mavi tokası ve dahası. Girdiğiniz mekanlardaki karalamalarda bile semboller mevcut ve çoğu zaman ileride olacaklara işaret eden şeyler bunlar. Oyun gerçekten de “Camera Eye” denilen şeyi sizden bekliyor; gittiğiniz yerlerdeki ayrıntıları hiç kaçırmadan parçaları birleştirebilmek.

Komik bir şekilde gittiğimiz her mekanda illu simgesi var :D

Komik bir şekilde gittiğimiz her mekanda illu simgesi var 😀

Hatta şu sıralar 4. bölümün fragmanında ısrarla göze sokulan “Dünya’nın Sonu” partisi var. Biz bu partinin afişlerini bölüm boyunca o kadar gördük ki, ilk bölümlerde umursamadığımız şey şu an 4. bölümün ana konusu. Yine Rachel’ın kayıp ilanları gittiğimiz her yerde var, belki de bazı yerlerde o ilanı görmemizin bir anlamı vardır?

Sonuç

Zamanı geri almak evreni ne kadar bozar? Steins; Gate incelememde görüldüğü üzere basit hareketler bile kaos yaratabiliyor. Hatırlarsanız Mayuri karakteri ne yaparsak yapalım ölüyordu. Anca tüm yaptığımız değişiklikleri geri aldığımızda kurtarabiliyorduk. Burada da ölmesi gereken bazı karakter veya karakterler var gücümüzle hayata döndürdüğümüz. İnsan merak ediyor, acaba burada da ölmesi gereken karakterler öyle ya da böyle ölecek mi?

Şimdilik zamanla oynayışımız sadece yaz günü kar yağdırmak, hiç planda olmayan Güneş tutulması gibi olaylara sebep oluyor. Ne olmuş ki yani? 😀

Kapanışı güzel bir şarkıyla yapıp teoriler kısmına geçeyim. Oyunu oynamayanlar için tanıtım burada bitiyor.

life-is-strange

Yazı bu kısımdan sonra Bölüm 3 ve öncesini oynamayanlar için ağır spoiler içerecektir.

Oyun hakkında kendi teorilerim olsa da, sağdan soldan okuduğum teoriler gerçekten bu oyun hakkında beklentilerimi arttırıyor. Biliyorum, tüm bu gizemlerin ardından kesinlikle boş bir şey çıkmayacak; ama insan yine de çok büyük şeyler bekliyor.

life_is_strange___chloe_s_thinking_time_by_katewindhelm-d8g3ycvÖncelikle 3. bölümün sonu kesinlikle 2 kere oynamama rağmen hala sindiremediğim bir şey. Elbette bekliyordum timeline değişikliğini, Steins;Gate’ten çok alışkınm böyle şeylerin olmasına. Lakin Chloe nasıl o hale gelebilir? Yahu tekerlekli sandalyeyi geçtim, kız kemerlerle sabitlenmiş sandalyeye. Üstüne bir de boğazında tüp vardı, bu konuşamadığı anlamına da geliyor. Zaten babası o kapıyı açtığı an Max’in yere doğru bakışından tahmin etmiştim tekerlekli sandalyeyi ama bu kadarını da beklemiyordum.

Babasının ölümünü önlediğimiz an bazı resimler çıkıyor, kimileri yanarken kimileri yeniden beliriyor. Bu da evrende yaptığımız değişiklikleri bir bir gözler önüne seriyor. Tek tek bakarsak nelerin değiştiğine:

William’ın cenazesi siliniyor > Aile resmi geliyor
Yalnız başına kalan Chloe resmi siliniyor > Babasıyla çekilen resmi geliyor
David’le evlendikleri resim siliniyor > William’la resim geliyor
Chloe’nin 18. yaş gününde David’le olduğu bıçaklı resim gidiyor > William’ın Chloe’ye araba hediye ettikleri gözüküyor

Sanıyorum ki bir “araba kazası” olmak zorundaydı ve bunu yaşayan William yerine Chloe oldu, William’ın aldığı arabayla hem de. Lakin Chloe bir şekilde ölmedi ama bu halde kaldı. Hala mutlu oldukları gerçeğini de unutmayalım. Lakin annesini göremedim, acaba hala onlarla mı yaşıyor?

life_is_strange___morning_by_mary_o_o-d8uiziw

Teorilerden birinde Max’in aslında Rachel olduğunu okudum. Bu teori yazıldığında henüz 3. bölüm çıkmamıştı o yüzden o eleman şimdi ne düşünüyordur bilmiyorum. Lakin o kadar mantklı geldi ki. Elemanın gerekçelerinden bazıları 2 selfie resminin de birbirine çok benzediği, at kuyruğu-küpenin aynı tarafta oluşu, ikisinin de mavi gözleri oluşu, Chloe’nin “Rachel hayatımı kurtardı” sözü ve Max’in de hayat kurtarışı, kaybolma-okula geliş tarihleri, gözlüklü öğretmene duyulan hayranlık, ayrıca Rachel-Chloe ve Max-Chloe biseksüelliği gibi şeyler.
Bu teori bana epey mantıklı geliyor aslında. Özellikle son çıkan bölümde kendimize geldiğimizde Vortex Club’ın bir parçası olduğumuzu düşününce. Ayrıca Rachel’in kıyafetlerini giydiğimizde herkesin bizi ilk görüşte Rachel sanması da akılda kalıcı.

maxresdefault

Ortada açık olan bir şey var ki, Chloe’yi kurtarmamamız gerekiyordu. Tüm bu yaz günü kar yağmasının, tutulmaların vesaire sebebi hep Chloe. Kuantumu ele alıp düşünürsek, Chloe’nin eğer ölmesi gerekiyorsa öyle ya da böyle ölmeli. Yoksa evren onu öldürmeye çalışacaktır. Örneklerini bolca gördük, öylece raylarda uzanırken ayağının raylara sıkışması ve atış denemeleri yaparken arabadan seken kurşunun Chloe’ye isabet etmesi. Eğer bu tarz şeyler de on öldüremeyecekse, evren sonuç olarak büyük bir fırtınayla onu tamamen silmeyi hedefliyor. Deniz fenerinin yıkılması, gördüğümüz geyik ve duvarlardaki deniz feneri simgeleri de düşündürücü.

Eğer bu mantıkla gidersek, Kate’in de ölmesi gerekiyor. Sonuçta biz onu hayata döndürdük bir şekilde (bazılarında öldü gerçi). Ve muhtemelen evren onu da yutmak için çabalayacaktır.

maxresdefault

Lakin ortada suçlu birileri varsa bu kesinlikle Jefferson ve Müdür olacaktır adım gibi eminim. Birini suçlu göstermemiz gereken sahne bizim için çok önemliydi, sadece oraya mahsus bir şeyleri geriye alabilme seçeneği sunuldu bize tekrar tekrar. Yani burada seçtiğimiz kişi oyunun kaderini büyük ölçüde değiştirecek diye düşünüyorum. Nathan’ı seçmiştim ben.

David’in suçlu olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Karakteri gereği evet çok katı birisi ve kendisini kesinlikle ifade edemiyor ama bu kaybolan kız meselesine bir çözüm getirmeye çalıştığından adım gibi eminim. Kate’in sıradaki kurban olduğunu biliyordu, bu yüzden Kate’i takip ediyordu sürekli. Kate’e sert şekilde konuşmasının sebebi de buydu. Chloe ve David’in kavgasında bize bu yüzden kimin tarafını tutacağımız soruldu. Eminim %99 herkes Chloe’nin tarafını tuttu ve ileride çok fena kapak yiyeceğiz. Çünkü orada söz konusu “kameralarken” David’i desteklemeliydik. Ben de Chloe’yi destekledim malesef.

Nathan’ın suçlu olduğunu düşünüyorum ama bana biraz da mecbur kalıyor gibi geliyor. Ailesel meseleler dönüyor ortada muhtemelen ve Nathan bir şekilde bu işlerin içine sürüklenmiş. Chloe meselelerinin de bununla bir alakası vardır muhtemelen.

life_is_strange_by_mary_o_o-d8jcbef

Jefferson’u suçlu olarak görmem için çok sebep var. Rachel’in kaybolmasının Jefferson’la alakalı olduğunu düşünüyorum. Bu partilerde kızları Nathan’la alıp, fotoğraflarını falan çekiyorlar bence. Kate’in bize söylediği şeyler arasında yumuşak sesli birinin konuştuğu ve beyaz parlak bir ışık olduğu var. Parlak ışığın flaş patlamaları ve yumuşak sesli kişinin Jefferson olduğunu pekala düşünebiliriz. Sıradaki kişinin Max olması çok muhtemel, Jefferson sürekli onunla ilgileniyor zaten. Victora’nın aslında Kate’i bullylemesinin sebebi de Jefferson’ın ona karşı duyduğu ilgi olabilir. Yine bizden nefret etmesi de öyle. Dana’ya karşı yaptığı suçlama da var. Jefferson’ın özellikle sorunlu kızları seçtiğine dikkat etmek lazım. Rachel’ın son zamanlarda üzgün ve dertli olduğu söyleniyordu. Kate de aynı şekilde öyle. Max’in de pek konuşkan olduğu söylenemez. Lakin 4. bölümün fragmanında Dana’nın bolca ön planda olduğunu gördük. Kendisinin hamile kaldığını ve çocuğunu aldırdığını öğrendik odasındaki belgelerden. Belki de sıradaki kurbanı Dana’dır, hiç bilmiyorum.

Müdürle ilişkilendirmemin sebebi ise, biz Nathan’ı suçlu gösterdikten sonra sinematike müdürle Jefferson uzunca konuşmadan sonra Jefferson arabasının camını kapatıp gidiyordu. Ayrıca gece kapıda müdürün içmesi, yine aynı gece Jefferson ve Victoria’ya okul çıkışı rastlamamız da şüphe uyandırıcı şeyler.

life_is_strange___max_and_chloe_by_mary_o_o-d8qiimg

Bir yerlerde okuduğum teoride de restoranın arkasındaki evsiz kadının aslında Max olduğuyla alakalıydı. Aşırı uçuk olsa da insan bir an düşünmeden edemiyor. Max’in yatakta Chloe’yle konuştuğu bir sahnede “zamanda sıkışıp kalmaktan” korktuğu geçiyordu. Ayrıca o kadınla konuştuğumuzda 1000 yıldır orada olduğundan bahsediyor. Max’e benzemiyor da değil. Üstelik yanında mısır gevreği kutusu mevcut. Bu mısır gevreği ayrıca Chloe’nin evinde de var ve üzerine tıklarsanız Max’in pek sevdiği bir şey olduğunu öğreniyoruz. Hatta onca seneye rağmen hala Chloe’nin o mısır gevreğini yemesine şaşırıyordu. Yeteneğimizden ona bahsettiğimizde de pek şaşırmıyordu. 2 tane Max’in aynı evrende karşı karşıya bulunması bana pek de mümkün gibi gelmiyor, yoksa evrende bir sürü Max olurdu. Stenis;Gate’teki gibi zaman makinesi de icat edilmediğine göre, pek de mümkün bi teori değil bu sanki. Burada bulunsun da, tutar mı tutar. 😀

maxresdefault

Partimiz havuzda yapılacak, bir önceki bölüm o mekanda bulunmamız tesadüf olmamalı. Dark Room diye geçen şeyin fotoğrafların çekildiği yer olarak düşünüyorum. Nathan’ındı galiba, “Rachel in the dark room” yazılı garip karalamalarını bulmuştuk. Nathan belki de biliyordu Rachel’in orada olduğunu ama kimseye söyleyemedi. Bir şekilde de karalamalarla bunu anlatmaya çalıştı ve Jefferson’la müdürün işine gelmedi. Belgeleri saklayıp, Nathan’ı susturdular. Tüm bunları öğrenmek için belki de yerdeki posterlerden birini alıp, gücümüzü kullanarak benliğimizi Rachel’ın bedenine sokabiliriz ve suçluları görebiliriz. Manyak bir şey olurdu.

ss+(2015-06-08+at+06.58.54)Son olarak: İlk bölümün başındaki resim yırtma sahnesini düşünüyorum da, %99 tüm yaptıklarımızı geri alıp o güne döneceğiz. Chloe’nin ölmesine göz yumup, o kelebekli resmi hiç çekmeyeceğiz. Yarışmaya da kendimize güvenmediğimiz o ilk resimle katılıp olgunlaşmış olacağız.

Bolca teori kustum, inşallah birileri yanlışlıkla okuyup spoillenmez 😛

Reklamlar

14 thoughts on “Life is Strange + Teoriler

  1. Teorilere geçeceğim ama aklıma gelmişken bahsedeyim.Hatırlarsan parayı çalma sahnesinde o paranın engelliler için yardım parası olduğu geçiyordu.Yapımcılar son sahnede selamını vermiş o durumla ilgili 😀 (sen çaldın mı bilmiyorum) Araba kazası konusunda haklısın.O sahneden sonra bende bir kazanın kesinlikle olması gerektiğini düşünmüştüm ve bu da babası değil Chloe oldu.Burada sanırım önemli olan Chloe’nin sakat kalması.Yani düşününce kesin olarak gerçekleşmesi gereken şey, kaza fakat sonuç değişken.Ben babası yerine Chloe neden ölmedi diye soruyordum kendi kendime.

    Suçlu kişi olayı tam bir kaos bana göre.En sert görünen karakterin iyi, en iyi görünen karakterinde kötü çıkması muhtemel.Nathan tam bir bulmaca.En sonunda aslında Nathan’ın suçsuz olduğu çıkarsa hiç şaşırmam doğrusu.Burada en beklenmedik karakter Jefferson ve esas suçlunun Jefferson olduğunu düşünüyorum.

    En yaygın teori Max’in aslında Rachel olduğu.Böyle düşünmek için bir çok sebep var seninde bahsettiklerin gibi ama bu konuda aklıma takılan bir şey var.Ortada, Rachel’ın, Chloe’den bile ilişkisini sakladığı Frank adlı kişi var.Ben şöyle düşünmüştüm.Eğer Max, gerçekten Rachel ise Max’in Frank ile konuştuğu anlarda aralarında ufaktanda olsa bi’ yakınlık olmaz mıydı?Biraz saçma gelebilir hatta ne alaka bile diyebilirsin fakat Rachel’in Frank ile ilişkisini Chloe’den sakladığı düşünülünce en azından böyle bi’ yakınlık gerçekleşebilirdi diye düşünüyorum.Bu teori muhtemelen en mantıklı olan teori fakat ben yine de Max’in, Rachel olduğunu düşünmüyorum.

    Restoranın arkasındaki yaşlı kadının Max olması mantıklı fakat çoğu oyuncunun farketmeyip es geçtiği bir karakterin bu kadar önemli bir olayın esas karakteri olması bana pek mümkün gelmiyor.Evet, verdiği bilgiler bize söylediği şeyler önemli fakat bu kadar arka planda kalan bir karakterin Max olmasını mümkün görmüyorum.Belki o kadınında zamanı geri alma gücü vardı fakat yaptığı yanlış bi’ hareket sonucunda gücünü kullanmama kararı aldı? Muhtemelen böyle bir şey olabilir.

    Karşılaştığım bir diğer teori ise Max’in aslında zamanı geri alma özelliği olmadığı ve bunun yerine zamanda geri gittiği anda yeni bir evren yarattığı ve bu evrende önceki evrenin bir kaç dakika gerisinde olduğu.Max yeni bir evren yarattıktan sonra da eski evren yok oluyor.Ve eğer Max bunu çok yaparsa bulunduğu evrende garip olaylar meydana geliyor(kuşların ölmesi,balinaların ölmesi vs…) Max’in sınıfta gördüğü rüyada bunların bir habercisiydi aslında.

    İşte birçok teori var ortada.Artık Dontnod ne yapar bilemeyeceğim fakat belirtilen teorilerin aksine bambaşka bi’ olayla ilişkilendireceklerinden eminim.

    Son olarak geçen Warren hakkında bi başlık gördüm.Warren’ın aslında tecavüzcü ve sapık biri olduğu hakkında.(Üstte dediğim gibi en iyi görünenlerin kötü çıkması muhtemel XD) http://steamcommunity.com/app/319630/discussions/0/618463106375992400/
    Okuduğumda baya bir gülmüştüm ama cidden böyle bir şey olabilir.Eğer böyle bir şey varsa hiç şaşırmam orası ayrı XD

    • Warren teorisi güldürdü ama mantıklı da 😀

      Max sınıfta da o rüyayı görmüştü ya, Chloe mevzusu daha gerçekleşmemişti bile. Yani Max asılnda Chloe’yi ondan önce de bir kez daha kurtarmıştı ya da ölmemesi gereken başka birini. Bu yüzden de evren o tornadoyu gönderdi. Peki Max değilse kimdi? Rachel olabilir mi? Rachel hayatımı kurtardı diyip duruyor Chloe. Belki de Rachel’da da var bu güç. Her türlü Max = Rachel olayını tetikliyor benim gözümde >___< Çünkü onu sürekli kıskanıyoruz falan, aslında başından beri kıskandığımız o bilinmeyen kişinin kendimiz olduğunu öğrenmemiz baya şok edici olurdu. 😀

  2. Aklıma sonradan sonradan gelen şeyler de vardı da onları ekleyecektim fırsat olmadı, şöylecene yazmıştım bir şeyler 3. bölümü tamamladığımda.

    3. bölümün sonunda zamanda geçmişe gidip olayları değiştirme kısmı bana direk Kelebek Etkisi’ni hatırlattı, zaten ilk ben demiştim Kelebek Etkisi’ne benziyor diye. Max’in orada yaptığı şeyin sonucunu iyi niyetle yaptığını biliyoruz ama düşünemedi demek ki neler olacağını. Ben belki William araba ile değil de otobüsle giderken yine ölebilir diye düşünmüştüm (bkz. Time Machine, ne denersen dene sonuç değişmez üzerine kurulu bir film) ama oyunumuz direk Kelebek Etkisi’ni baz almış olmalı ki, bu sefer William ölmedi, görünürde mutlu bir hayat yaşıyorlar ama olan Chloe’ya olmuş. Dediğim gibi eve koşup Chloe’ya ne oldu diye kontrol edeceği sırada acaba Chloe bu sefer otobüs ile gönderdiği için Max’i mi suçlayacak diye düşünmüştüm ki kapıyı William açınca şaşırdım. Chloe nasıl o hale geldi peki? İlk aklıma gelen o farklı zaman dilimine geçildiğindeki resimlerde arabanın anahtarını aldığı bir resim vardı, çok da mutlu görünüyordu o hediye için. Fakat çok ama çok kötü bir kaza yapmış olacak ki, sanırım konuşamıyor bile.

    Teori olarak düşünmeyelim şimdi, rastgele aklıma geldiği şekilde karakter analizi olsun, neler olabileceği olsun, olayları yorumlamak olsun karışık yazmaya çalışacağım.

    Max’in Rachel olduğu teorisine ben de katılıyorum. Çoğu noktada benzerlikler var. Herkes Rachel’dan bahsediyor, Rachel kayıp oluyor ve Max çıkıyor ortaya, Max ve Rachel hiç karşılaşmamış yani, zaten Max deli gib Rachel’i bulmaya çalışıyor. İlk bölümde milletle konuşurken çeşitli ipuçları alıyoruz Rachel’in nasıl biri olduğu ile alakalı olarak. Ben ikisinin göz ve saç renklerinin aynı olmasına takıldım. Bu basit bir şey belki ama Max, Rachel’in kıyafetlerini giydiğinde her gören onu bir anlığına Rachel sanıp afallıyor mesela. Ve Chloe ile ikisinin de ilişkileri anladığımız kadarıyla çok benziyor. En iyi arkadaşım diyor ikisi için de Chloe ama biliyoruz ki arkadaşlıktan öte bir ilişkileri var hem Rachel hem de Max ile. Aslında başka başka noktalar da vardır da bu teori üzerinde çok takılmak istemiyorum şimdi. Rachel bence son bölüme kadar çıkmayacak ortaya, ya da bir sonraki bölümün sonuna kadar, ki şok etkisi olsun. Zaten Dark Room muhabbetinden belli olacak bazı şeyler, bekleyip göreceğiz. Bizim haricimizde herkes, sokaktaki kamyoncular bile Rachel’i tanıyor. Ve biz de Max olarak bu herkes diye tabir ettiğim kişilerle diyaloğa giriyoruz. İlginç bir nokta daha bence bu.

    Chloe’nin ölmesinin gerekliliğiyle alakalı olarak haklı olabilirsin, evren onu öldürmek istiyor olabilir, ama sebebi ne olabilir acaba? Oyunun başında kurtardık, tren kısmında kurtardık, hurdalıkta seken kurşunu görmedim ben. Ama kasırganın, güneş tutulmasının, yaz günü kar yağmasının bir nedeni olmalı, ve bütün hayvanlar ölüyor bu iklimsel olaylar sonucunda. Ama nedir sebebi, bunlar neden oluyor, şu an için büyük merak konusu.

    Kate’e üzülüyorum, ona David ile takışırken araya girip yardım etmiştim, bu nedenle David iyice taktı bize, ve resim çekemediğimiz için Mr. Jefferson’dan yardım talep edemedik sonraki bölümde. Ve Kate Mr. Jefferson ile konuştuktan sonra ağlayarak kampüsü terk ediyordu, derse başladığımızda da Kate’in intihar sahnesine geçiyorduk. Kate bizi telefonla aradığında ben telefonu açtım, Chloe kıskançlık krizine girip bizi lafa tutacakken annesinden fırça yemişti, buna rağmen Kate ile çatıda konuşurken işimize yaramıştı o telefon konuşması. Odasındayken de resimlerine falan bakıp, onu kurtarabilmiştim rahatlıkla. Kate için iyi bir arkadaş yapmıştım Max’i. Ve sonunda Kate’e o kötü şeyleri yaşatanlar biraz olsun pişman olmuşlardı, olayla alakası olmayanlar Kate’in yanında yer almayı tercih etmeye başlamıştı, ve şehrin yeni bir kahramanı vardı, Max. Bu da gerek müdürle, gerek polislerle, gerekse bir çok karakterle konuşmalarda dikkat çekici bir unsurdu.

    Kafasına top çarpan, hızlı bir araba yanından geçerken üzerine su sıçratan kızı her seferinde kurtardım, o da Kate’i görmeye gitmeyi teklif etti. O kızın sonu ne olacak çok merak ediyorum. Her seferinde basit de olsa bir şeylerden kurtarıyoruz onu ama, sonunda büyük bir kaza geliyorum derken o da nasıl olsa meleğin biri beni kurtarıyor diyerek çok pis bir şekilde ölürse ya da başka bir şey olursa ona şaşırmam.

    Suçlu olması muhtemel kişiler şu anki haliyle, Nathan, Mr. Jefferson, David, Müdür, Frank gibi görünüyor, ha bir de Nathan’ın babası. Nathan aslında zengin züppe bir çocuk ve olaylarla alakası arkam sağlam o yüzden bana kimse dokunamaz rahatlığından olsa gerek. Yoksa gördüğüm bir kaç şey (uyuşturucu muhabbeti, Kate’e şantaj videosu, Victoria ile arkadaşlığı) haricinde kötü adam imaji yok, daha doğrusu aradığımız kötü adamın o çıkmasına imkan vermiyorum. Müdürün odasında kim suçlu diye sorulunca o anki bulgulara göre suçlu Nathan görünüyordu bana göre. Kate’e sorduğumuz sorularda bütün oklar Nathan’ı gösteriyordu zaten. Ama Rachel ile olan kısımda Nathan ile ilişki kurmak zor.

    David ise sert bir adam ve ilk görüşte kötü adam görüntüsü çiziyor. Sevmiyor onu kimse, sevilesi bir yanı da yok ama Kate’i tartaklamasının nedeni uyuşturucu muhabbetiymiş, onu garajındaki bilgisayarına baktığımızda anlıyoruz. Aslında kanun adamı olmanın gerekliliğini yaparak suç teşkil edenleri ortadan kaldırmak istiyor, asıl ipuçlarını yakalayamamış olsa da Frank gibi öğrencilere uyuşturucu satanlar bence onun ilk hedefi. Sert olması ve üslubu bitiriyor kendisini gerçi. Ben de kahvaltı masasındaki tartışmada Chloe’yi destekledim.

    Müdür ve Mr. Jefferson gizemli iki karakter. Bir sahnede bu ikisi tartışıyor sonra Mr. Jefferson arabasının gazını kökleyip gidiyor. Müdür o akşam içkiye veriyor kendini. Müdürün bunun haricinde pek bir şeyi yok, okulda öğrencilerle alakalı fişleme rapor türü dosyalar haricinde. Mr. Jefferson kilit bir isim, ve şu an en gizemli karakter. Adam dünyaca ünlü, kitapları falan da var hatta. Bahsettiğin gibi o dönem sorun yaşayan öğrencilerle yakından ilgileniyor. Rachel, Kate, Max ve sanırım Dana. Karanlık oda muhabbetinde kesin bir şeyler çıkacak bununla ilgili. Bir de Kate ile ne konuştuysa o gün, kız koşturup intihar etmeye kalkıştı. Victoria ile de bir durumu var, her ne kadar onu reddetse de geceleri gizli buluşmalar hayra alamet değil. Şu an için benim listemdeki ilk şüpheli Mr. Jefferson.

    Nathan’ın babası da şu ana kadar görünmeyen ama bulunduğumuz yerin sahibi niteliğinde bir adam, Nathan da zaten diyor, benim babam istemez, zaten her şey onundur diye. İlerde görünecek mi bilinmez ama biliyoruz ki hem işimizi zorlaştırıyor hem de bir çok karakterin elini kolunu bağlıyor.

    Frank ise ilginç bir karakter. Öğreniyoruz ki Rachel’in onunla basit bir ilişkisi yokmuş, bu da Chloe’yi çıldırtıyor. Şahsen ben Max = Rachel teorisi gerçekleşirse o zaman Max’in suratını görmek istemem. Frank sevmiyor Max’i, konuşmalarında da Rachel’i överken Max’i aşağılıyor. Max de Frank’i sevmiyor haliyle. Ben onu ilk karşılaştıklarında vurmaya çalıştım, haliyle iyice kıl oldu, ama köpeğinin ölmesine izin vermedim.

    Victoria ise anlam veremediğim bir karakter, istediği her şeye sahip, parası var, başarılı, güzel vs vs vs. Ama halen Jefferson’un kıytırık yarışmasında birinci olabilmek için denemediği yol kalmıyor, hatta kendini rüşvet olarak teklif ediyor. Kızdan biraz tiksindim o kısımlarda. Sonra iyi davransak da Max’a kötü davranmaya devam ediyor. Diğer bütün herkesi az çok etkileyebilirken, Victoria bitch sıfatının hakkını vermeye devam ediyor tabi.

    Restoranın arkasındaki evsiz kadın olayı süper bence. O kadının Max olabilme teorisi de bana mantıklı geliyor. o kadının Max’e verdiği tepkiler de çok rahat ve sanki olayları biliyormuş havası var. Teori boş çıksa bile o kadının oyuna eklenmiş olması güzel. Aslında her bölüm olmasa da sık sık görebilsek ve düşüncelerini öğrenebilsek güzel olurdu. Bir de şöyle bir şey var. Max’in zamanla alakalı yetenkli sadece zamanı geri almaktan ibaret değil. Olayı yaşayıp başka bir yere yürüyünce orada zamanı geriye alınca en son neredeyse oraya “ışınlanmış” oluyor. Müdürün odası mesela. Bir de Frank’ın karavanının anahtarlarını almak için de benzer bir şey yapıyorduk. Anahtarın cebimize atıyoruz, sonra zamanı geri alıyoruz, ama anahtar halen cebimizde. 3. bölüm sonunda da Max hepten Kelebek Etkisi yeteneklerini kazanıyor, bir resme bakıp, o resmin çekildiği zamana geri dönebiliyor. 5 yıl öncesi kadar büyük bir zaman dilimi gibi. Eğer sonraki bölümlerde yeni yetenekler kazanırsa şaşırmam. Aslında bazı bazı şeyler açıklanabilir bu henüz kazanılmamış yeteneklerle.

    Ve bir başka merak ettiğim şey ise, ya oyunda ikinci bir karakter varsa ve o da Max gibi zamanı kontrol edebiliyorsa, henüz buna dair bir bilgi yok ama olursa ilginç olur. Mesela Rachel, Jefferson veya Nathan’ın babası gibi. İmkansız değil ama zor, baya zor bir teori.

    Dark Room, karanlık oda, fotoğrafçılar kullanır bunu, ışıksız loş bir odada fotoğraf filmlerini tab ettirirler falan. Bölüm isimleri yarı fotoğrafçılık, yarı zamanda yolculukla alakalı şeyler. Rachel in the dark room, merak ettiğim bir şey. Bir sonraki bölümde Rachel’a ne olduğunu öğreneceğiz gibime geliyor, bölümün sonunda, sonra da son bölümde hikayeyi kapama işlemi kalıyor. Ama bu zamanla alakalı bir hikayede sonunun ne olacağını düşünmek bile kompleks bir durum. O yüzden sadece teorilerimiz var.

    Yukarısını senin yazdıklarına göre yazdım aklımda kalan başka şeyler de var onları da yazayım. İlk bölümü oynayalı oldu baya, o yüzden pek hatırlamıyorum diyalogları. Yaptığım tercihleri biliyorum gerçi ama günlük kısmındaki resim çekme mini oyunu vs onlara pek dikkat etmeden oynamıştım ve 2. ve 3. bölümü direk onun üzerine oynadım. İlk bölümde 4-5 tane resim çekebilmişim mesela, sonra sen bahsedince o resimlerden, onların hepsini almak farz oldu ki, 2. bölümde tamamını, 3. bölümde de ilki hariç hepsini çektim. Ve onları çekebilmek için bazı şartları yerine getirmek gerekiyor, mesela 2. bölümün son resmi, Warren’ın kimya dersindeki deneyi. Ona yardım edebilirsek anca o zaman resim çekme opsiyonu çıkıyor ve tatlı bir poz veriyor Warren.

    Warren’a geçelim. Zaman zaman kendimi görüyorum onda. Her ne kadar Max’e yürüse de, friendzone olmaktan kurtulamıyor. Belki oyunun sonlarında öyle bir seçenek olur da birilerini seçmek zorunda kalırız, Warren da neden o seçeneklerden biri olmasın? Ben Max’imi başka erkeklere yar etmek istemediğimden Warren’ın film izleme teklifini geri çevirdim, ki gitsin Brooke ile takılsın, Brooke da bize takmasın diye, ama önce gideyim dediğimde Brooke ile olan randevusunu iptal etti saftirik, sonra da zamanı geri aldım gelmeyeceğim dedim, bu sefer de öğrendik ki tek başına gitmiş, ortada bir yalan olmasın da Warren bölüm sonunda güneş tutulması sırasında Max’e yanaşıyordu. Yaptığım tercihlerin ne anlamı kaldı ki diye düşünmeye başladım, o anda da kamera Chloe’ya döndü ve o da Max’ten gelen mesajı okurken yalnız başına oturuyordu. 3. bölüm sonunda da zaman dilimi hepten değişince Warren Stella ile el ele tutuşmuş oynaşıyordu, Max yanlarından geçerken tiksintiyle baktı, friendzone falan ama Warren kendi dünyasındaydı, Max sanırım orada kıskançlıkla karışık bir hayal kırıklığına uğradı. Ha bir de havuza giderken, erkek soyunma odasında Warren’in dolabında kendi resmi ile Max’in resmini birleştirip tek resim haline getirmiş onu görüyoruz, Max’de su soruyu soruyor, “But why?” Çok açık değil mi Max? Her fırsatta yardım etmeye çalışıyor, Max için başka kızlarla olan randevusunu iptal ediyor, ara ara yoklayıp komikli mesajlar atıyor. Max hariç herkes olayın farkında sanırım. Ama Chloe friendzone diyor onun için. Chloe diyorsa doğrudur.

    Kıskançlık demişken Chloe’nin kıskançlıkları da bana kendimi hatırlattı. Hep o sahnelerde zor karaklar vermek zorunda kaldık, ya Chloe üzülüp trip atacaktı, ya da diğer karakterlerle aramız açılacaktı. Chloe’yi seçince çok mutlu oluyordu yalnız, her seferinde. Öbürleri iki gün sonra iplemiyor pek ama Chloe öyle değil. Arkadaşlığı gerçek bir arkadaşlık. Chloe ile Max’in mesajlaşmaları şahane.

    Victoria ilk bölüm sonrası pek çıkmadı karşımıza, o yüzden onunla alakalı beklediğim şeyler olmadı. Yine de fırsat buldukça iyi davranmaya çalıştım ben, sonunda ne olacak bilmiyorum ama Vortex Club olayı ile bir sonraki bölümde elit kesimin içinde yer alıp onların bakış açısını daha iyi anlayacağız gibime geliyor.

    Bir ilginç nokta da 3. bölüm sonunda zaman dilimini değiştirip Chloe’yi tekerlekli sandalyeye mahkum ettiğimiz kısımda dikkatimi çekti. Otobüse binip Chloe’nin evine giderken, karaya vurmuş olan balinaları görüyoruz. Yani doğa olayları halen devam ediyor, biz yıllar öncesinden çok daha farklı bir sonuca ulaşmış olsak da benzer şeyler tekrar ediyor.

    • Şimdi balina olayının sebebini söyleyeyim. Evrende yaptığın değişikliklerin boyutuna göre evrende bi şeyler ölüyor. Mesela Chloe’nin hayatını kurtardıkça kuşlar ölüyordu. En son direk babasının hayatını kurtardık ve koca koca balinalar öldü. Kuş ve balina arasında boyut farkı bariz. Yani yaptığımız şeyin etkisine göre evrende de benzer bir tepkime gerçekleşiyor. Tornadoyu da düşünürsek…

      Ben bu yazının üzerine arkadaşlarla çok teori kastım ya. Mesela bi teori, ki ben en başından beri Jefferson’ı her an suçladım ve hala da kötü adamın o olduğunu düşünüyorum, şu oyun sonlarındaki kırmızı dosyalarla alakalı. Malum üzerlerinde kızların isimleri yazıyor. 2 bölümün sonunda da Kate’in siyah beyaz bi resmi var masada. Siyah beyaz resim denince akla kim gelmeli? Jefferson. Neden? Eğer oyun boyu kampüsü dolaşıp, etrafı biraz incelediysen şu ayrıntıları görürsün:
      – Kampüsteki billboard’lar Jeffersona ait ve neredeyse hepsi siyah beyaz
      – Dergilerde Jefferson hakkında makaleler var ve yine bu resimler siyah-beyaz uzmanlığından bahsediyor
      – Jefferson’ın bir dersinde de siyah-beyaz resimlerin efektifliği konuşuluyor. Dersi dinlediysen eğer yin ve yang’den bahsediyor, yani siyah-beyaz resmin gücünü anlatıyor. Kate’in o siyah-beyaz resmi de parmakların Jefferson’a dönmesine en büyük sebep bence.

      Nathan’ın suçlu olduğunu düşünmüyorum. Lakin Jeff’le ortaklığı olabilir, okuldan atılmamak için Jeff’i torpil olarak kullanabilir. Buradan da Jeff’in aslında okulda müdürden de üstün güç olduğunu görebiliyoruz. Muhtemelen yine bu sebeplerle de müdürle takıştılar ve müdür otoritesizliğine dert yanarak akşam içmeye başladı.

      Max = Rachel olayı büyük ihtimal gerçek olacak biraz klişe olsa da. Biz muhtemelen bir şekilde Rachel’ın bi resmine gireceğiz diye düşünüyorum. O Kayıp ilanlarındaki Rachel resminden bir şeyler çıkar ben diyim.
      ayrıca oyunun başında yere düşen, birinin bizi arkamızdan çektiği resmi de unutma.

      Frank olayına gelince. Max, Frank’ten nefret etmiyor. Onun iyi bir insan olabilceğini düşünüyor ve bence de Frank iyi birisi. Sadece Rachel olaylarından sonra içine kapanmış o kadar. Köpek bakan adamdan zarar gelmez 😀 Ön görülerime göre ep4’te biz büyük ihtimalle Frank’le sevgili olacağız Max olarak. Sonuçta Rachel’ın yerine geçtik biz şu anki timeline’da.

      Timeline demişken, burada da fazla kalmayacağız bence. Chloe’nin evini biraz gezip, toplayabildiğimiz toplayacağız. Üstüne de checkpoint niyetine bir adet selfie çekeceğiz ve çıkacağız o mekandan.

      Dana’nın başına ne gelecek çok merak ediyorum. Şu Dark Room’a bir girsek artık 😛

      kate’in telefonunu ben açmamıştım ama bir şekilde şarjım bitti falan diye idare ettim. O zaten beni çok seviyor atlamaktan hemen vazgeçti 😛 😛

      Alyssa olaylarının da achievement olduğunu düşünüyorum. Lakin kuşlarla Alyssa’nın bi alakası da olabilir.

      Kampüste bi tane totem var, o totemin de bi önemi olduğunu düşünüyorum.

      Victoria’ya gelirsek, Victoria Rachel gidince bence Jeff’ten şüphelendi. Bu yüzden de o adamın inine girmek istiyor olabilir. Dark Room’a adım atmak istiyordur belki kim bilir. Victoria’dan zarar gelmez ya. Kankimiz şu an zaten 😀

      • Balina olayı mantıklı, o zaman şöyle bir şey geldi aklıma, okuldaki hademe kendini temsil eden hayvanın sincap olduğunu söylüyordu, Kate’in davşanı vardı, besliyorduk. Frank’in köpeği vardı mesela, tabi bunların bazıları ölebiliyor yaptığımız tercihlere göre. Bir de Max’in hayvanı da geyikti, yada ceylan diyelim. Hurdalıkta gördüğümüz ceylan ruh formundaydı, bu da aslında ölü olduğunu mu gösteriyor, yada böyle bir şeyler mi çıkacak, Rachel ile bağlantısını kurunca olabilir öyle bir şey.

        Mesela oradaki evde Chloe was here, Rached was here yazıyordu, ben de Max was here yazdım, sonucu ne olacak merak ediyorum. Chloe o bizim özelimizdi demeyecek biri, ama ne çıkacak sonunda meraktayım.

        Boşa mı yazmış oldum ben şimdi, neyse, Jefferson benim de ilk suçlu hedefim. O bahsettiğin şeyler çok belli ediyor ama ters köşe de yapabilme ihtimalleri var. Bir de o hademede acaip bir sapık tipi var. Hademe sonuçta ve pek bir olayı yoktu şu ana kadar, odasında kızlara ait eşyalar falan vardı, en kötü öğrencilerden birine takıktır belki.

        Nathan konusunda aynı düşünüyoruz. Asıl suçlu o değildir ama Chloe’yi öldürmekten çekinmedi kızlar tuvaletinde.

        Rachel = Max olayına adım adım gidiyoruz valla. Dediğin gibi zaman dilimi de değişince direk Rachel’in yerine geçmiş olduk şimdi de, Victoria falan kanki muhabbeti yapıyordu mesela, ama bir taraftan da Victoria’nın Rachel’i sevmediğini biliyoruz, bu zaman diliminde olaylar ne kadar değişmiş çok merak ediyorum. Max’in Vortex Club’e katılmış hali zaten felaket, o kıyafet tercihi yemin ederim soğuttu beni.

        İlk bölümü aylar önce oynamıştım gemiye çıkmadan, tekrardan oynama gereği duymadım ama unutmuşum bazı şeyleri, arkamızdan resmimizin çekilmesini hatırlamıyorum bile mesela.

        Frank’tan nefret etme kısmına geçecek olursak, Max onunla çok kötü şartlarda karşılaşıyor, yani ben kendimi Max’in yerine koyuyorum ve öyle düşünüyorum. Bu adam Chloe’yi tehdit ediyor, ve hurdalıkta yaptığı konuşmada elinde bıçakla Chloe’ye saldıracaktı mesela, biz de elimizdeki tabanca ile ya vuracaktık onu ya da vuramayacaktık, ben vurmayı tercih ettim, adam da sinir oldu, eğer kurşunla dolu olsaydı silah ölebilirdi, biz de katil olabilirdik, vurmasak bu sefer de adam aşağılıyor bizi, sonrasında neler oluyor bilemiyorum o tercihi yapmadığım için. Restoranda da cins cins konuşuyor ve Max zamanı geri alabilme yeteneği olduğu için çok puştça davranıyor Frank’e. Tabi zamanı geri alınca o hareketi yapmamış gibi oluyoruz. Frank, Rachel ile ilişkisi bittiğinde değişmiş olabilir, evet köpeği falan da var, hatta müzikle alakalı bir şeyi vardı, ona özene bezene bakmış, Max övmüştü o kısımda, ama en nihayetinde adam uyuşturucu satıyor. Bu adamdan mı zarar gelmez? Köpeğiyle alakalı blood oath mı ne bir şeyi vardı tam anlayamadım, pek de takmadım, o da ilginçti aslında, Chloe mesela iyice kıl olmuştu. Dediğin gibi sonraki bölümde yeni zaman diliminde onunla tahmin ettiğimizden farklı bir ilişkimiz çıkabilir, öyle olursa da daha iyi tanımış oluruz Frank’i.

        Vortex Club niye vorteks ismini almış? Her yerde illuminati sembolleri falan, aşırı bir sembolizm var oyunda, severim gerçi, ama vorteks fırtına ile alakalı bir terim, oyunun başındaki olay veya oyunun en büyük olayının da bir kasırga olması bana işin içinde bir bit yeniği varmış gibi geliyor. Sonunda bu vorteks klübü kuranlarla bağlantılı bir şey çıkarsa şaşırmam, belki Rachel kurmuştur klübü, belki de biz? Ama vorteks olayı beni düşündürüyor. Şuna bir bakıver mesela, düşününce zamanda yolculuk teorileriyle ortak yanları var. Direk wikipediadan.

        “Once formed, vortices can move, stretch, twist, and interact in complex ways. A moving vortex carries with it some angular and linear momentum, energy, and mass. In a stationary vortex, the streamlines and pathlines are closed. In a moving or evolving vortex the streamlines and pathlines are stretched by the overall flow into loopy but open curves.”

        Ben de tahmin ediyorum ki Max bu bölümde eski zaman dilimine dönmeye çalışacak, Chloe’nin o halde kalmasına babası hayatta olmasına rağmen izin vermez. Ama ufakken çok tıfılmış ya. 😀 Chloe saçlarını maviye boyamadan da çok güzel bir de.

        Sonraki bölümle alakalı görüntülerde ben Dana’yı göremedim, direk bir parti vardı, ve duvardaki postere odaklanmıştı, Max de kapıdaydı. Dana’ya ne olacak çok merak etme durumuna giremedim yani, sen demesen Dana’yı unutmuştum bile.

        Kuşlarla Alyssa olayı kesişirse sağlam gülerim, ama her bölüm kurtardım ben, ve kuşlar öldü, kurtarmayanlar için yine kuşlar ölüyorsa o zaman garip olur. Sen yazında Chloe’nin mavi saçı, Rachel’in mavi küpesi vs deyince benim aklım iyice kuşlarla Chloe bağlantısına yattı iyice.

        Kampüsteki totemden bir şey çıkar kesin. Acaba her bölüm aynı mı kalıyor, yoksa bir şeyler değişiyor mu üzerinde. Hani belirgin bir şeyler varsa teori üretilebilir de, totemle bağ kurulacak pek bir şey gelmiyor şu an aklıma.

        Victoria teorin de her ne kadar tavırlarıyla tam tersini söylese de mantıklı aslında. Hani bu kız herşeye sahip, fakat o dandirik ödülü neden bu kadar çok istiyor, bir sebebi olmalı, olayları tekrar gözden geçirmek lazım, Victoria ne zamandan beri mesela Jefferson’la flört ediyor falan. Rachel’in kaybolmasından sonraysa baya baya haklı çıkabilirsin. Bekleyip göreceğiz.

        • Diyebileceğim çko bir şey yok, Vortex konusu güzelmiş.

          Max’in arkadan çekilmiş resmini hatırlamıyorsun hmm. Yarışmaya önce o resimle katılacaktı da sonra yırtıyordu resmi, gidip kelebeğin resmini çekiyordu hani ilk tuvalette.

          Sonracığıma Dana’nın fragmanda olduğu aşikar ya nası farkedemedin. Hatta anlayamayanlar için slowlamışlar fragmanı, hemen hemen her sahnede Dana gözüküyor. Ki kendisinin hamile kaldığını, çocuğunu aldırdığını (odasındaki belgelerden anlaşılıyor) ve üstüne Victoria’nın da buna taktığını düşünürsek Rachel’la aynı kaderi paylaşacak kızlardan birisi de o olabilir.

  3. 😦

    Daha fazla reply olmuyor mu burada? İlk oynayışta pek dikkat edilmiyor böyle şeylere, o yüzden aklıma gelmedi. Bölüm içerisinde çekilebilen resimler falan mesela, onları da ilk oynayışta bulmak mümkün gerçi ama bilinçli gidersen eğer. Dana’nın hamile vs olayını biliyorum, zaten oyunu herkesle konuşup, herkese yardımcı olmaya çalışarak oynuyorum, rewind üstüne rewind, sonra kendime en yakın seçimler falan. Fragman o kadar kısa ki Dana’yı seçemiyorum bile. Aynı fragmanı mı izledik acaba biz diye düşünüyorum şimdi. Victoria’nın taktığı kızları düşününce Jefferson teorisi daha da mantıklı geliyor bu arada.

    • Fragmanın özellikle ilk saniyelerinde dans eden kıza dikkat et. Ayrıca Dana’nın ne giydiğini azıcık biliyorsan seçersin onu, oyun boyu Dana’nın göğüs çatalına baktığım için 😛 Aksesuarlarına da dikkat et.

  4. Oyunda Max’e ilk söylenen söz bir alıntı ve üstüne görülen ilk imge Max’in duvardaki fotolara bakan arkadan çekilmiş polaroid bir fotoğrafı. Max zamanı geri aldığında kendi fiziksel konumu sabit kalıyor. Bir bakıma zamanı geri sürüklüyor, tabletlerde fotoğraflara bakarken yapılan kaydırma hareketi gibi bir etkiyle. Dolayısıyla zaman yolculuğundan ziyade zamanı kaydediyor (çünkü kendisi bizzat bir kamera). İlk iki episode boyunca yaptığı bu savelerden sonraysa 3. episodeda bu sefer load işlemini gerçekleştiriyor. Üst üste binmelerin, hurdalıktaki geyiğin holografik titreme efektinin, her rewindda Max’in bölünüp çoğalacakmış gibi görünmesinin nedeni de bunlar. O ilk fotoğrafı yani kendini çeken de kendisi… diye teoriliyorum 🙂

    • Çok farklı bir bakış açısı gerçekten hiç böyle düşünmemiştim. Yani kendisinin kamera oluşunu. 4. bölümü oynadın mı? Fragmanda 2 ay vardı mesela o konuda ne düşünüyorsun 😀

  5. Ben hiçbir bölümü oynamadım 🙂 Sevdiğim ve oynanışına güvendiğim bir youtuber sayesinde şimdiye kadarki 4 episode’u 3 gün içinde izledim. Onun yüzünden benim de kaçırdığım çok detay oldu (4. bölüm sonundaki sürprizi tahmin edemedim ya da restoranın arkasındaki kadını göremedim misal).

    Şimdi tekrar 4. bölüm fragmanını izledim ama bahsettiğin “2 ay” mevzusunu duyamadım, anlayamadım 😦

    Bir de söz konusu Max+kamera teorimle ilgili şu eki yapmam lazım. Oyunda tek kişiyi idare ediyoruz (LiS için aksi düşünülemezdi) ve save alıp load ediyoruz. Haliyle LiS jargonunda, oyuncu olarak bizler (yani sizler) bir kamerayız ve oyun içindeki istediğimiz bir zaman dilimine gidiyoruz. Max ise anlatılan hikayedeki bir zaman dilimine gidebiliyor ve bunun için 2 yöntem uyguluyor. Birincisi, kendini uzaya sabitleyip zamanı kaydırıyor (oyunun genelindeki rutin işlem) ve hatta canı istediğinde kendi bulunduğu uzayın içindeki bir objeyi de zamandan bağımsız kılabiliyor (Frank’in anahtarları ve daha bir sürü obje), ikincisi ise zamanı sabitleyip uzayı kaydırıyor (malum fotoğrafın içine dalma ve hatta bunun bir türevi olarak Kate’in kurtarılması [çatıya çıkmak için bahçede yürürken zaman durmuş gibiydi]).

    Oynamadım için dediklerimin tamamı bir ufak detayın gözden kaçırılması nedeniyle yanlış veya tutarsız olabilir ama şimdilik inanmak istediğim bu 🙂 Hem ayrıca Max’in rutin rewindlarının yıllar, aylar, günler ve hatta saatler sürmediğini biliyoruz. Öyleyse ilk bölümün ilk sahnesindeki fırtınanın günler öncesine dönmesi nasıl mümkün oldu? Cevabım: Çekilen bir fotoğraf + 2. yöntem 🙂

    • Düşünce mantığını gerçekten beğendim. Ayrıca oyunda çektiğimiz fotoğraflar eğer yeterli seviyeye ulaşırsa “Camera Eye” isimli bir achievement alıyoruz Steam’de. Bu da sana ek olsun 😛

      2 Ay konusuna gelecek olursam. Chloe ve Max partinin olduğu yere giderler. Yanlış hatırlamıyorsam Warren’la karşılaşmadan önce (sonra da olabilir) gökyüzüne bakıyorlar ve 2 tane Ay görüyorlar. Max çok şaşırıyor, Chloe “neyse ne hadi gidelim” modunda oluyor.

      Hatta Junkyard’a gitmek için partiden ayrıldıkları sırada o havadaki Ay’lardan bi tanesi yavaşça solarak kayboluyor. Buna bir açıklama getiremedik pek. 😀

  6. Hahaha! 2 ay sonrası/öncesi diye anladım onu 😀 Kafa gitmiş. Galiba Donnie Darko’da vardı ama emin olamadığım için referans vermek istemiyorum. Yine de bu duruma uygun olduğuna inandığım konsepti anlatayım.

    2. ayın kaybolmasından hemen önce Chloe bir mesaj alıyor. Nathan mesajda hiçbir kanıt bulunamayacağını söylüyor. Chloe ve Max hurdalığa gidiyorlar çünkü Rachel’ın gömüsünde bir değişiklik yapıldı (muhtemelen yeri değiştirildi ya da yok edildi).

    Şimdi ayların konumlarına bakalım. Aslında ay”lar” yok, sadece bir ay var. Bizim gördüğümüz iki imge de aynı dolunaya (uzaya) ama farklı zaman dilimlerine ait. Hani ay gece boyunca saatler ilerledikçe yer değiştirirmiş gibi görünür ya, o mesele. Karakterlerimizden biri (Max hariç) birkaç dakika geriye kaydırma yaptı. Onun kimliği de fırtına sekansının renk paleti düşünüldüğünde galiba açıklanmış oldu.

    O achievement mutlaka alınmalı! Oyuncuyu da kendi mekaniklerinden birine dönüştüren bu oyun kesinlikle bunu hak ediyor.

    • EVET BEN DE AYNI ŞEKİLDE DÜŞÜNÜYORUM 😀 Yani ben de ayların iki farklı zaman dilimlerine hatta birkaç dakika farkla konumlandırılmış olduğunu düşünüyorum.

      Bence senin oyunu kendin oynaman lazım, ben 4 oyunu torrentten indirmeme rağmen steam’den aldım en baştan oynamayı düşünüyorum 😀

Düşüncenizi Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s