ChäoS;HEAd

ss (2014-04-02 at 02.40.29)

Anime adaptasyonu kötünün de kötüsü olan bir diğer vnmiz CH’yi bitirdim geçenlerde. Benim için bir daha kolay kolay bulamayacağım bir deneyim yaşattı; ama karakterler ve konunun gidişatı için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.

Chaos;Head, Nitro+ firmasının şu zamanki ününe ulaşmasının ana kaynağı diyebiliriz. Steins;Gate’in vesairenin gelmesinde ön ayak olmasının yanı sıra, onların bu kadar ünlenmesinin ana kaynağı benim gözümde. Çünkü oyun içerisinde bir daha eşi benzeri zor bulunacak anlar yaşatıyor size. Vay be adamlar ne kadar uğraşmış diyorsunuz, sırf siz yerinizde korkun diye ellerinden geleni yapmışlar. Fakat işte hikaye ve karakterler..

ss (2014-04-02 at 03.00.33)

Konu, Nishijou Takumi isimli karakterimizin hayatıyla başlıyor: Ünlü bir MMO oyununda en iyi oyuncu. Hepsine waifu niyetine gözü gibi baktığı tonla figürü var. Okula neredeyse hiç gitmiyor, devamsızlığını sonuna kadar kullanıp başı belaya girmesin diye okula gideceği günleri planlıyor. Günlerini @chan isimli bir sitede veya erogelerle veya oradaki karakterlere bakıp mastürbasyon yaparak geçiriyor. Yaşadığı yer ise binanın çatısındaki konteyner. Kısacası tam bir otaku hayatı yaşıyor fakat halinden memnun. Neticede kimseye zararı yok, başına da bela almak istemiyor. Arada kız kardeşi gelip kontrol ediyor, anne babası da yerinde.

Derken bir gün yaşadığı yerde bazı cinayetler olmaya başlıyor. Bunların @chan’da NewGenerationMadness kısaca NewGen cinayetleri olarak ün yaptığını görüyor. Oyunda tanıştığı yakın arkadaşı Grim’le bu cinayetler hakkında özel bi chat odasında muhabbet ederken, Shogun isimli bir arkadaş chat odasına giriyor ve Grim’in odayı terk ettiği anda bir link atmaya başlıyor. Altına da ekliyor “Bu linke tıkladığında hayatın değişecek.”

Tıklıyoruz ve hayatımız değişiyor. Çünkü attığı link:

ss (2014-04-02 at 02.58.35)

Henüz gerçekleşmemiş NewGen cinayetine ait bir görüntüyü içeriyor. Biraz aydınlatma efektlerinden sonra anlaşılıyor ki, o sol alttaki figür bizim Takumi’nin ta kendisi. Derken olaylar başlıyor.

“Whose eyes are those eyes?”

Hikaye

Aslında hikaye bu cinayetler ve Takumi’nin yaşadığı paranoyalar üzerine gayet iyi bir başlangıç yapiyor. Ardarda gerçekleşen cinayetler, hepsinin bir şekilde Takumi’yle uzaktan veya yakından alakasının bulunması, etrafındaki insanların garipliği, Shogun isimli kişiden gelen tehditvari cümleler derken kendimizi gerçekten 10 numara bir gerilimin içerisinde buluyoruz.

ss (2014-04-02 at 03.13.20)

Fakat nedense zamanla konu “komplo teorisi ve kuantum fiziği” üzerinde yoğunlaşıyor. Aslında bilimsel olarak açıklandığında çok mantıklı gelen bir olaydan bahsediyoruz. Borastus nickli bir arkadaş, zamanında ne kadar bilimsel ifade varsa bunlari güzelce açıklamıştı ve bunların hikayeyle ne alakası olduğunu, kimin iyi kimin kötü olduğunu ve her şeyi birbirine çok güzel bağlamıştı: http://visual-novel-sekai.blogspot.com.tr/2010/02/chaos-head-analiz.html

Ben devam edeyim, o kadar çok bilgi yığını oluyor ki. Ulan ben Fizik dersini bu sene alttan alıyorum, adamlar gelmiş uzun uzun kuantum fiziği anlatıyorlar. Üstüne bir de İngilizce olunca okurken ulan bunlar ne ya diye kalıyorsunuz. He diyip geçmekten, sonra araştırmaktan başka çareniz kalmıyor. Her şey yetmiyormuş gibi bir de üstüne olabilecek en saçma şeyi ekliyorlar: D-sword.

ss (2014-04-02 at 03.15.03)

Şehrin farklı yerlerinde bizim Takumi’yi bulan bu D-sword’lu hatunlar yüzünden başımıza gelmeyen kalmıyor. Da yani düşünmeden edemiyorsunuz ulan cinayetlerden buraya nasıl geldik diye. Sonra da işte kendilerince tüm o kuantum fiziğini vesaireyi bu swordlarla birleştirip en sonunda cinayetlere bağlıyorlar. Ki o cinayetlerin nasıl gerçekleştiğini falan görmek için de oyunu bitirdikten sonra farklı bir route’a girmeniz gerekiyor. Yoksa açıklamaya tenezzül dahi etmiyorlar.

Bazen cinayetler aşırı zorlama geliyor, yani açıklandıktan sonra. “Resmen vahşet olsun diye kasmışsınız he” dedim okurken defalarca. Bazı şeyler çok zorlama hissettirdi, bazı şeyler çok doğal hissettirdi. Tam tatmin olamadım burada nedense.

Kısacası adamlar, biz ne kadar bilgi varsa verdik düşünmesi size kalmış demekten başka bir şey yapmıyor benim gözümde. O yüzden hikaye benden 7/10 alıyor. O swordları sokmasaydınız, bu kadar bilgi yüklemesi yapmadan işi basitleştirseydiniz, sırf her türlü karakterimiz olsun diye her “hatunu” işin içerisine sokmaya çalışmasaydınız, bir şeyleri zorlamasaydınız çok çok hoş olurdu.

ss (2014-04-02 at 05.27.19)

Ha hikayedeki komik bir göndermeyi söylemeden geçmiyeyim. Cinayetleri işleyen kişi ortalıkta Darth Spider maskesini bırakıp duruyordu hep.

Anlatım Tarzı

Okurken görselin de desteği sayesinde aslında aşağıda yazanlar size alt yazı gibi geliyor. Malum seslendirme de olduğu için, sanki bir anime izliyormuşsunuz da altta da yazılanlar geçiyormuş gibi bir his veriyor. O yüzden anlatım tarzı sizi hiç yormuyor çünkü tamamen bir ton yazı okuyormuşsunuz gibi hissiyata kapılmıyorsunuz. Akıp gidiyor metinler, konuşmalar, sahneler. Sizi korkutmak için zaten anlatım tarzı kasmalarına gerek yok, yaşanan olaylar ve görüntüler yeterince korkutuyor. Fakat

ss (2014-04-02 at 03.23.20)

Fakat bazen lafı acayip uzatıyorlar. Az önce de bahsettiğim bilgi yüklemesi mevzusu. Bir yerden sonra “eee hacı anlattın anlattın da noluyo şimdi” diye sormaya başlıyorsunuz. Yaklaşık 1,5-2 saat boyunca tek bi karakterin bi saniye bile durmadan topluma yapılan komplo hakkındaki bilimsel açıklamalarını dinlemek/okumak gerçekten içinizi çürütüyor. Bir cümlenin 3-4 satır olduğu o bilimsel şeylerden bahsediyorum.

Anlatım tarzı derken burada “akıcı anlatım mı yoksa sizi yoran bir anlatım mı” diye değerlendirdim. “Anlatım” ile ilgili öve öve bitiremeyeceğim harika bir unsur var, onu başka bi kategori adı altında yazacağım.

Sonuç olarak anlatım tarzına verebileceğim puan 7.5/10. Deneyimimi harika kılan şey maslesef anlatım tarzı da değil, bizzat görselin ta kendisiydi çoğu sahnede. Böyle güzel görsellik, içerik sunmasalar bu vn’i bitirmem değil 1 hafta, 1 aydan bile fazla sürebilirdi.

Karakterler

Şimdi seri sadece bizim hatun grubu etrafında değil, bu cinayetlerle ilgilenen polisler ve villainler etrafında da ara ara döndüğü için karakter yelpazemiz çok geniş.

4714

Nichijou Takumi

Oynadığımız karakter. Üstte de tanımlamıştım. Son zamanlarda gördüğüm en gerçekçi karakterlerden birisiydi sanirim. Her ne kadar otaku olsa da, bir otakuya göre son derece mantıklı hareketleri vardı. Okurken Takumi’nin içerisine gerçekten “girebildik” yani, o kadar güzel aktarmışlar. Siz bir karakterden önünde cinayet olduğunda “uu bakayım nolmuş” diye olayın dibine kadar girip, sonra da “bu cinayeti çözmeliyim” diye artist hareketlere girmesini beklerken, Takumi sadece “başlarım bu işe, başıma hiç bela almıyayım” diyip kaçıyor. Çoğumuzun, hatta hepimizin yapacağı gibi.

Veya figürlerinden biri yere düştüğünde siz ekran başında “Hayıııııııııır” diye inliyorsunuz, o da inliyor. Veya deprem olduğu bir sahnede tüm oda darma duman olduğunda siz içinizden “hiii gitti bilgisayar” diye geçirdiğiniz an Takumi de hemen ilk iş bilgisayarına koşuyor. Veya chat’te konuştuğunuz Grim size cinayetli resimler attığında o kadar korkuyorsunuz ki bakamayıp alt tab yapıyorsunuz. Geri oyuna döndüğünüzde fark ediyorsunuz ki Takumi de alt tab yapmış, chat sayfasını açmış. Gerçekten beni çok şaşırtmıştı böyle harika bir karakter yaratmaları.

4716

Nichijou Nanami

Kız kardeşimiz oluyor kendisi. Açıkçası okurken “şu kız gelse de iki eğlensek” dediğim tek karakterdi. Diğer kızlar okurken içimi o kadar baydı. Gayet sınıfınızda, sokağınızda görebileceğiniz o “şimdi kızlar böyle böyle yapıyo, yeni trend bu” diye takılan tiplerden biri. (Tsun)

4718

Kusunoki Yua

Kendisini ilk kez bizi gizlice takip ederken görüyoruz. Bildiğiniz stalker yani. Ablasını (ikiz kardeşi) bu NewGen cinayetlerinden birinde kaybetmiş. O yüzden de kendi çapında dedektifçilik oynayıp bu cinayetleri çözmeye çalışıyor. Eh, baş şüphelisi de biziz. O yüzden bizi yakalamak için bilgisayarımızı hack’lemekten iki yüzlülüğe kadar her yolu deniyor. (Hafif yangire)

4717

Kishimoto Ayase

Şehirde FES isimli bir grupta vokalist. Bu grup o bölgedeki gençler arasında çok popüler çünkü söyledikleri şarkıların sözlerinde NewGen cinayetleriyle bir bağlantı var. Olmasaydı da olurdu diyebileceğimiz bir karakter bence, “Swordunu bulmalısın” lafından başka bir şey etmedi benim gözümde. Şunun sahneleri geçsin artık yeter diye söve söve okudum açıkçası, illa bir cool takınayım aman Allah’ım çok badass’im bugün tipinde. (kuudere)

4720

Orihara Kozue

Çok alakasız bir şekilde bu kızın geçmişinden bazı sahneler görüyoruz serinin başlarında. Daha sonra da birden okulumuza transfer oluyor ve kimseyle konuşmuyor. Daha sonra fark ediyoruz ki iç sesiyle bu sword kullanan kişilerle konuşabiliyormuş. Kimi zaman ağzını oynatıyor kimi zaman zihninden doğru konuşuyor falan saçma sapan bi karakter. Hani resmen bi tane de o klasik uguuu tiplerinden bulunsun diye koymuşlar bunu başka bir şey değil. Gerçekten serinin başından beri bir halta yaradığını bile görmedim. Anca bilgi yüklemesi. (deresine lanet olsun bunun)

4719

Aoi Sena

Ulan bi tane iyi karakter var seride adam gibi, onu da ne kadar bilimsel açıklama varsa onları yapsın diye kullanmışlar. Genelde şehirde elinde sworduyla şehirdeki “error”ları arıyor kendisi, biz de swordu görüp “oha o ne lan” olunca bu işkilleniyor, “sen benim swordu görebiliyor musun” diye. Sonra da başımıza musallat oluyor, ne kadar komplosu, teorisi neyi varsa anlatıyor da anlatıyor. Doğru düzgün kızın normal sahnesi yok, hep bi şeyler anlatıyor yazık ya kızdan soğuyorsunuz bi yerden sonra. “Aha geldi başlıycak bi şeyler anlatmaya” diye. (bu da hafif tsun sanıyorum ki, “tanısanız seversiniz” tiplerinden)

4715

Sakihata Rimi

Bu kızı ilk kez Shogun’un bize resmini gösterdiği cinayet yerinde görüyoruz. Kurbanın tam önünde, eli yüzü kana bulaşmış halde bize bakıyor. Tabii biz o ara topukladığımız için kızla tek kelime edemiyoruz. Ne hikmetse günler sonra öğreniyoruz ki bu kız aslında sınıf arkadaşımızmış, ki biz baya senelerdir arkadaşmışız bu hatunla. Asıl yanımızda bulunma amacı, bize niye yardım etmek istediği falan hep sonradan ortaya çıkıyor. Ben kendisini pek sevmiyorum çünkü neticede göz göre göre gerçekleri bizden saklıyor. Amacı ne olursa olsun.

4721

Orgel Seira

Vee geldi favori karakterim. Blood Tune: The Animation diye bir animenin ana karakteri Seira. Takumi’nin favori karakteri. Seira zaman zaman Takumi’yle konuşup, onu dışarıdaki gerçeklikten uzak tutmak için elinden geleni yapıyor. Hep odada onunla kalmasını istiyor falan. Takumi’nin delusionlarında yer alıyor. Fakat daha sonra okudukça fark ediyoruz ki Seira, Takumi’nin zayıf yönünün ses bulmuş halı. Her şeyden kaçan, hep kendini düşünen, hep yalnız olmak isteyen bir zayıflık.

Seira’nın diğer kıyafetindeki gözler beni çok etkilemişti “Whose eyes are those eyes?”

Bundan sonraki karakterler acayip spoiler olur, yazı da epey uzar o yüzden onları açıklamıyorum. Karakterlere puan 7/10. O kadar çok gereksiz karakter var ki, sırf her türlü hatun karakterimiz olsun diye uğraşmışlar gerçekten okurken çok gözünüze batıyor. En sonunda da ne yapsak da hepsini bir şeye bağlasak diye düşünüp “Şövalye” yapalım demişler. Ellerine de ver swordu oh bitti gitti.

Eklemeden geçmiyeyim, okurken Takumi’yi aslında hep Swan Song’daki bi karakter olarak hayal ediyordum aklımda. Hareketleri olsun, değişimi olsun, konuşma tarzı olsun hep bana şu karakteri anımsatmıştı:

4024

Ne tesadüftür ki bu karakterin ismi Takuma.

Olay Örgüsü

Normalde incelemelerimde “route düzeni” diye bir bölüm eklerdim, burada route kavramı olmadığı için (yani her kıza bi route şeklinde) böyle bir şey ekliyeyim dedim çünkü C;H’ye yüksek puan vermemin tek sebebi bu.

Şimdi elimizdeki cinayet hikayesi olsun, karmaşık hikaye olsun aslında çok basit bir şeyden ibaret. Daha önce de belirtmiştim, seri sadece bir grup karakter etrafında dönmüyor. Bazen bir polis teşkilatının yanındayiz, bazen şirket patronlarının, bazen sokakta protesto yapan insanların, bazen yolda yürüyen iki kişinin, bazen hastanedeki hemşirenin ve bazen Shogun’un derken tonla yerden yürüyor seri. Ve her sahnede öyle ya da böyle ipuçları veriyorlar.

ss (2014-04-02 at 04.17.32)

Aslında bu ipuçlarını karmaşık vermek yerine sırayla verseler, tüm mevzuyu çözmeniz 1 saat bile almaz. Çünkü o kadar basit bir mevzu dönüyor ortada. Fakat adamlar bunu size öyle bir veriyor ki, siz katili öğrendiğinizde şöyle bir tepki veriyorsunuz: “YOK ARTIK NASIL BU KADAR KOLAY BİR ŞEYİ BİLEMEDİM? BURNUMUN DİBİNDEYDİ NASIL GÖREMEDİM!!!” Açıkçası ben bildiğiniz masaya yumruğumu indirmiştim. Üstelik bu tarz twistler sadece bir tane değil. Siz tam birinin şokunu yeni yeni atlatırken çat bi tane daha, çat bi tane daha vuruyorlar ve maalesef tepkiniz hep aynı oluyor.

Nasıl verdikleriniyse şöyle izah edeyim. Çok mantıklı bir sebepten dolayı “ilahi bakış açısıyla” anlatılıyor her şey. Zaman zaman bazı karakterlerin geçmişini falan görüyoruz. O sahnede tam önemli bir şey oluyor “oha o ne!” dediğiniz an sahne değişiyor. Çat başka bir yerdeyiz, başka bir olaya şahitlik ediyoruz. 5 dakika içinde o şok olduğunuz sahne aklınızdan siliniveriyor çünkü oradan kesinlikle hiçbir bağ veya tahmin çıkaramıyorsunuz.

ss (2014-04-02 at 04.22.03)

Bir gizem/korku serisinde bir tane şeyi bile doğru tahmin edemediğinizde artık ellerinizi havaya kaldırıp “pes ediyorum, siz kazandınız” diye adamları tebrik edesiniz geliyor. Gerçekten ayakta alkışlamak istedim, oyuncak gibi oynadılar okuyucularıyla adamlar. İşte bu yüzden olay örgüsüne koca bir 10/10 veriyorum.

Oynanış/Görsellik/İçerik

Şimdi burada C;H size seçenekli bir vn sunmak yerine, delusion trigger denen bir sistem getiriyor. Bunların oyunda ne derece önemli olup olmadığını açıklamayacağım ama ne tarz bir şey olduğunu anlatayım.

Mesela FES konserindeyiz, kuudere karakterimiz şarkı söylüyor. Bi anda karakterin bize öylece baktığını görüyoruz. İyice paranoyağa bağlıyoruz “hayırdır niye bakıyor bu” diye. Derken ekranın sağ ve üst köşesinden kırmızı ve yeşil olmak üzere kalp atışı tadında dalgalar geliyor. Diyelim yeşili seçtik, şöyle bir delusion görüyoruz:

ss (2014-04-02 at 04.29.19)

Başka bir gün okulda yine aynı kuudere kızımız arkadaşlarıyla konuşurken birden elini havaya kaldırıyor ve tam o an yine sağda solda kırmızı yeşil şeyler beliriyor diyelim. Bu sefer de kırmızıyı seçersek şöyle bir şey oluyor:

ss (2014-04-02 at 04.30.38)

İlk başta bu kırmızı yeşil mevzusunun nasıl çalıştığını, hikayeye nasıl etki ettiğini gerçekten kavrayamıyorsunuz. Ben bazen rastgele bastım, bazen hiç basmadım. Bu 3 seçeneğin arasındaki farkları, seriyi nasıl etkilediğini falan sadece deneyimle anlayabilirsiniz bence. Yaşayarak öğrenme gibi bir şey.

Gelelim görsellik kısmına. Şimdi adamlar görsel açıdan ellerinden gelen her şeyi yapmışlar. Ne yapsak da okuyucuyu vnye dahil edebilsek diye oturup kasmışlar. Karakterimiz sağa baktığında kamera sağa dönüyor, yukarı bakarsa yukarı dönüyor, korkudan arkasına baktığında arkaya gidiyor vesaire. Bu tarz harika kamera açıları var.

ss (2014-04-02 at 04.36.05)

Ekran kimi zaman düz bir arkaplan üzerine karakterler mantığını, kimi zaman da bildiğiniz hareketli bir sahneyi arkaplan olarak kullanma mantığını barındırıyor. Bunları da harika kullanıyorlar. Mesela karakter internetten bir şeyleri araştıracak, @chan’a girip yorumları okuduğunda sayfayı kaydırmasını bile siz belirliyormuş gibi hissediyorsunuz.

ss (2014-04-02 at 05.02.25)

Çizimler son derece harika zaten, anime çizimlerini görünce bu adamlar hiç emek sarf etmiş mi diye sormadan edemedim. VN’nin kendisinde yer yer animasyonlar da mevcut, sanki animenin içinden alınmış da vnye konmuş gibi duran sword sahneleri var. CS’lerin de ağzı kımıldıyor, göz falan kırpıyorlar. CG listesi de oldukça kabarık, şu an yazının her yerine CG serpiştirme çabam da bu yüzden. 😀

İçerik kısmında da extras menüsünden bazı şeyler göstereceğim, çok yaratıcı buldum:

ss (2014-04-02 at 04.41.26)

Menü girişi bizim Takumi’nin bilgisayar ekranı bildiğiniz, arka planda da normal bilgisayarın fan sesi var. Bazen bu ekranı böyle açık bıraktığım oldu, sanki ses benim bilgisayardan geliyormuş gibi hiç garipsemeden öyle unutuyordum.

Bu da ana menü görüntüsü, elektrik mevzusunun seride bir önemi var. Ona da ithafen bakmaya doyamadığım nadir ana ekranlardan:

ss (2014-04-02 at 04.43.26)

Ben bu kısma toplamında kocaman bir 10/10 veriyorum. Bundan daha iyisini henüz görmedim çünkü olay örgüsünün bu kadar etkili olmasında üstte saydığım şeylerin de etkisi büyük. İçerikte h-scene olmadığını da hatırlatayım, sadece seçtiğiniz “delusion”a göre öpüşme sahneleri falan gelebilir.

Müzik/Seslendirme

Müzik konusunda çok da tatmin olduğumu söyleyemeyeceğim. Ana menü müziği ve OP şarkıları gerçekten harika. Adamların elinde toplamda şu kadar bgm var:

ss (2014-04-02 at 04.53.19)

Bunların yarısı zaten günlük konuşmaların arkasında çalan klasik tekdüze parçalar. Korku ve gerilimin olduğu sahnelerde hep ana menüde çalan parçayı kullanıyorlar. Hep. Biri öldü, çat o müzik. Bi şeyden korktuk, çat o müzik. Twist oldu, çat o müzik. Artık o müziği duyunca aha kesin bi şey oldu yine moduna giriyorsunuz. Biraz daha emek vermeleri gerekirdi buna bence. Ki Abo Takeshi sanırım müziklerin arkasındaki isim, çok da severim diğer işlerini ama burada eksik bir şeyler vardı.

Seslendirme kısmına ise hiç lafım yok, her karaktere cuk oturan sesler vardı. Takumi’nin isyanları, çığlıkları, stalker kızın yangireye bağladığı anda sesinin bi anda değişmesi gibi harika işler çıkaran VA’lar var. Tek tek bakmadım ünlü tipler miydi ama sanki sesler size yabancı gelmiyormuş gibi bir izlenim oluyor oynarken. Bazı tiplerin sesleri sinir bozucuydu gerçi onu da es geçmiyeyim.

Ses efektlerinde de sorun yok. Sınıftayken arkaplandaki sınıf gürültüsü falan çok iyi verilmiş. Hatta dikkat ettim o kalabalığın arasında bi eleman kendini kaptırmış şarkı söylüyor bi yerde, o yer geldiğinde güldüm hep.

Müziklere verdiğim puan 6/10
Seslendirme ve efektlere verdiğim puan 9/10

Sonuç

Sonuçta şöyle bir toparlarsak, twistleriyle ve farklı içerik sunumuyla gerçekten daha önce yaşamadığınız bir oynanabilirlik hissi yaşatıyor size. Ama bazen karakterlerin derinlerine inemeyişimizin eksikliğini yaşıyoruz. Veya ana karakter birden “hero” moduna girdiğinde çok zorlama geliyor çünkü o adamın kişiliği öyle değil. Bu kadar basit hero moduna geçmemesi gerekirdi bence.

Son konusunda da hiç tatmin olamadim. Sadece “bitti” yani. Elimizde son anlamında bence doğru düzgün bir şey yoktu, tonla soru işaretiyle bitirmiştim ben. Her şeyi bizim bulmamızı istiyorlar kısacası. Ama hiç de oturup yeniden oynayabileceğim bir vn değil o kadar bilgi yüklemesinen sonra. Seriyi bitirdiğinizde delusion triggerları belirli bir rehbere göre seçtiğinizde bir route daha elde ediyorsunuz cinayetlerin nasıl işlendiğini öğrenmekle alakalı. Ama bu da tatmin edici değil, sadece birazcık boşluklar doluyor.

Bu tarz ufak tefek şeyleri göz ardı edersem, beni gece gece yerimde sıçratacak kadar, arada durup durup arkama baktıracak kadar korkuttuğunu gizleyemem. Güzel bir deneyimdi.

Sonuç olarak Chaos;Head’e verdiğim puan 8.8/10.

Reklamlar

7 thoughts on “ChäoS;HEAd

  1. Abi Rimi main chara değil mi en sona atmışsın. Ya da tüm heroineler eşit mi bilmiyorum. Valla oynama isteğim kaçtı kesin sinir olcam bütün kızlara D:

    Beğen

    • Abi Rimi sadece oyunun başinda o cinayet ekraninda biraz gözüküyo, ondan sonra Rimi’yi uzuuuuuuuun bi süre görmüyoruz. Heroine’lerin bizim karakterle tanişma sirasina göre düşününce Rimi en son dahil oluyo gibi bi şey.

      Bence sinir olursun, ben hepsine uyuzum. Bi imouto iyi Nanami’yi animsatiyo

      Beğen

      • Nanami derken Utena’daki Nanami’den bahsetmiştim ulan isimleri de ayniymiş hiç dikkat etmemişim asdjfasdjfasdf

        Valla ben bunu çok yavaş okudum çünkü başlari çok güzeldi. Yavaş yavaş okumaya çaliştim, 10 gün falan sürmüştür heralde. Günde 2 saat falan okuyordum İstanbul’daydim o aralar.

        Beğen

    • Aynen ya resmen hazirladim kendimi ona böyle bir de Nanami’yi çok seviyorum her açidan etkilemişti. Nanami’nin o kesik elle tüm vn boyunca dolaşmasi ayri bir travma 😀

      Beğen

  2. Geri bildirim: Steins;Gate 0 | akumina

Düşüncenizi Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s