Nagi no Asukara 09-10-11-12

8 bölüm sonra yeniden

11 bölüm sonra yeniden

Uzun zamandir seri öyle bir coştu ki, şöyle olaylar durulsun diye bekledim yazmak için. Biraz da bütünlemelerle uğraştim tabii. Ama seri cidden koptu gitti.

8. bölümün en sonunda saltflake snow dediğimiz şey yağmaya başlamişti. Bir şeylerin ters gittiği kesindi. Bu ters giden şeyin, bir felaket olduğunu öğreniyoruz. Bu felaket hem karadaki insanlari, hem de denizdeki insanlari etkileyecekmiş. Şimdi burada herkes kendini düşünüyor elbette:

Karadakiler başta inanmiyor. Ama durumun ciddiyetini öğrenince deniz tanrisina seramoniyi yapmaya razi oluyorlar.
Denizdekiler “dehidrasyon” olarak geçen birnevi kuruma/derin uyku işlemini yapmaya karar veriyorlar. Felaket geçsin de biz uyaniriz sonra bize bir şey olmaz denizde hesabi. (Ena koruyor)
E iki tarafin da ölmesini istemeyenler (gençler) biz uyumicaz seramoniyi yapicaz diyorlar.

Bu buzul çaği gibi gelen felaketin bir sonucu olarak hem karaya hem denize kar yağiyor

Bu buzul çaği gibi gelen felaketin bir sonucu olarak hem karaya hem denize kar yağiyor (manzara)

Bu bölümler artik yavaş yavaş seramoniye zemin hazirliyorlar. Veda gibi bir şey, herkes sevdiği insanlara açiliyor tek tek. Arkadaşliklar güçlendiriliyor, ziyafetler veriliyor.

Hikari -> Manaka
Chisaki -> Hikari
Kaname -> Chisaki’ye açiliyor bir nevi. Açilamayanlar da:

Manaka -> Tsumugu
Sayu -> Kaname (çocuk lan daha)
Miuna -> Hikari (bu da çocuk)
Tsumugu -> Chisaki

gördüğümüz gibi herkes birbirine güzelce açiliyor. Neyse manzara:

Suyun alti çok güzel siz de gelin

Suyun alti çok güzel siz de gelin

Aslinda olay her ne kadar “herkes birbirini seviyor Kavak Yelleri gibi bu ne ya” gibi gözükse de, adamlar karakterleri o kadar güzel işliyor ki farkina bile varamiyorsunuz bunlarin. Üstelik ciddiyetle romantizmi veya dramayi harmanlamayi çok iyi başariyorlar. Eğlenceli anlar sizi baymiyor, ciddiyet baymiyor, romantizm baymiyor. Her şey eşit derecede geliyor; nerede neyi basacaklarini çok iyi biliyor adamlar.

Kenarda sönük duran Manaka çok hoş bir ayrinti, şahsen bi süre farkedemedim orada olduğunu

Kenarda sönük duran Manaka çok hoş bir ayrinti, şahsen bi süre farkedemedim orada olduğunu

Karakter gelişimleri harika zaten, sadece şu ergen Hikari bile ilk bölümden 9. bölüme kadar öyle bir olgunlaşti ki yok böyle değişim. Her karakter kendince bir şekilde büyüyor; bazen yaşlarina göre davraniyorlar (14) ama bazen çok mantikli kararlar alabiliyorlar. Bir Manaka büyüyemiyor, Manaka’nin da Allah belasini versin zaten.

Hikari, Manaka'ya açildiktan sonra. Manaka'nin cevabi çok net (turladi resmen)

Hikari, Manaka’ya açildiktan sonra. Manaka’nin cevabi çok net (hatun mekani turladi resmen)

Malum şehirde adam gibi genç nüfus olmadiği için, tüm yaşlilar bizim gençlerimize güveniyorlar. Soylarinin devami için yani, ki epey de mantikli. Çünkü bu uykuya daldiklarindan sonra yaşlilarin uyanabilme olasiliği çok düşük. Üstelik gençler daha erken uyanacaklar, her ihtimale karşi evlenmeleri falan lazim. Bol bol çocuk yapin diye tembihliyor yaşlilar ziyafette. Ziyafet dediğim de, kendilerini kurumaya birakmadan önce bol bol yiyorlar, kiş uykusuna yatmak gibi. Sonra yemeden içmeden kesiliyorlar.

Kubbeli yapilar çok hoş, animede harika mimari yapilar var

Kubbeli yapilar çok hoş, animede harika mimari yapilar var

Bu 3-4 bölüm boyunca seramoni için hazirliklar devam ediyor tabii. Süpriz olarak da, Hikari’nin ablasi geliyor. Yani, evliliklerini yapmamişlardi daha ve abla kendisinin Maiden olabileceğini söylüyor. Yani seramoniyi düğüne çevirecekler bir nevi. Bunun nereye gittiğini tahmin edebiliyoruz değil mi “deniz tanrisina kurban gideceksin kadin” diye.

Manaka'nin gözünden etraf böyle baloncuklu demek ki

Manaka’nin gözünden etraf böyle baloncuklu demek ki

O ablamizin babasiyla öyle bir konuşmasi var ki, birak izleyiciyi, cafedeki ruhsuz barmenin bile gözleri doldu. Anneleri öldüğünde o taş gibi babanin nasil çabaladiğini, hiç yemek yapmayi bilmediği halde nasil yemek yapmaya çaliştiğini, o yemeğin ne kadar lezzetli geldiğini anlatiyor. Kendisinin de o sicakliği, samimiyeti yeni eşine ve üvey kizina vermek istediğini söylüyor ve başini eğip özür diliyor. Bu sahne o kadar içinize işliyor ki, her önüne gelen animenin yapabileceğini sanmiyorum. Karakterlerin çok iyi işlenmesi konusunda bahsettiğim de buydu, karakterlerin inşa edilişi harika olduğundan bu tarz gelişmeler yapmacik gelmiyor.

Ulan şu adami bile ağlattiniz biz napalim ;___;

Ulan şu adami bile ağlattiniz biz napalim ;___;

Sonuç olarak düğün vakti geliyor. Düğün günü ayni zamanda denizdeki insanlarin uykuya daldiği gün, kisacasi her şeyi son güne attik.

İşte animenin 3 aydir inşa ettiği her şeyi paramparça ettiği o tek bölüm:

Bizim çocuk da bayrak sallayacak seramonide

Bizim çocuk da bayrak sallayacak seramonide

Reklamlar

Düşüncenizi Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s