Little Busters!

blog-0938759001372569453

Geçen hafta okumaya başlamıştım LB’yi, animesinin 2. sezonunu yakalarım umuduyla. Dün akşam bitirdim, animenin son bölümü de dün akşam yayınlandı zaten. Hazır ikisi de bitmişken, vn’sini şöyle bir tanıtalım bakalım.
Not: Refrain’e kadar olan kısmı ele aldım.

Little Busters, Key firmasının 2007 yapımı 6. oyunu. Key’in ününe bu roman mı sebep oldu bilemem (neticede Clannad, Air, Kanon var) ama ününe ün kattığı bir gerçek. Serinin yetişkin versiyonu olan LB: EX tüm zamanların en çok satanlar listesine girmiş (Aku’nun dediğine göre FSN’den hemen sonra geliyormuş). Animesi her ne kadar hüsrana dönüşse de, vn’sinden çok etkilendiğimi belirtmeliyim. Beni tanıyanlar Umineko serilerini ne kadar sevdiğimi bilir, şu an gözümde Umineko = LB gibi bir şey oldu. O kadar ustaca aktarılmış bir vn LB. Hayata bakış açınızı değiştirecek nadir eserlerden.

Uzun bir yazı olacak çünkü bahsedilecek çok şeyi var. Animedeki kadar basit bir hikayeden ibaret olmadığını bilseniz yeter.

ss (2013-12-28 at 04.11.25)

Kyousuke: “Keşke bu günler sonsuza kadar sürebilseydi.”
Sözleri son derece güven vericiydi.
Kyousuke böyle dilediyse kesinlikle gerçekleşir, diye düşündüm.
Riki: “Baksana, niye bir şeyler yapmıyoruz, eski günlerdeki gibi?” diye önerdim.
Masato: “O da nereden çıktı birdenbire?”
Kengo: “Ne yapmak istiyorsun ki?”
Riki: “İlkokul zamanlarını hatırlıyor musunuz? Mahallede dolaşıp kötü çocukları arar sonra da döverdik.”
Rin: “Ben hariç!”
Kyousuke kesinlikle bana katılırdı. Çünkü aradan 10 yıl geçmiş olsa bile, o da hâlâ benim gibi hissediyordu. Kaldı ki, şu an bile liderimiz oydu.
Kyousuke: “O zaman..”
Kyousuke yere eğildi ve..
.. yerden bir şey aldı.
Ve onu havada döndürdü.
Kyousuke: “Hadi beyzbol oynayalım.”
Elindeki beyaz bir beyzbol topuydu.
Masato: “Eh…”
Kengo: “Ha?”
Herkes, Kyousuke’nin sözcüklerinden dolayı şaşkına dönmüş hâlde, ansızın bağrıştı.
Kyousuke: “Beyzbol.”
Döndü ve bizim için tekrar ilân etti.
Kyousuke: “Beyzbol takımı kuruyoruz. Takımın adı.. Little Busters!”

 

 

Çocukluktan beri hiçbir zaman birbirinden ayrılmayan Masato, Kengo, Riki, Kyousuke ve kardeşi Rin, bir beyzbol takımı kurarlar. Küçüklüklerinden beri kötülerle savaşan LB ekibi, şimdi de beyzbolda kendilerini gösterecek ve okuldaki tüm spor dallarının kaptanlarına meydan okuyacaklardır. Tabii önce yeni takım elemanları toplamaları gerekecek.

Hikaye

Hikaye olarak arkadaşlık temasını seçtiklerini görünce biraz tereddüt etmiştim açıkçası. Çünkü günümüz arkadaşlık temalı vn’ler, seriler vesaire hep fanservis ve boş boş okul muhabbetlerinden ibaretti. Klasik espriler, kız yere düştü eteği açıldı, arka sıradaki kız aslında tsundereydi gibi gibi. Açıkçası Key yapımlarını sevmem. Geçen sene animenin ilk 7-8 bölümünü izleyince her bölüm epey güldüğümü fark ettim. Seriye daha fazla ziyan etmeden vn’ye başlama kararı aldım. Doğru da bir karar olmuş.

ss (2013-12-28 at 09.13.14)

Bir kere “arkadaşlık” temasını o kadar güzel işlemişler ki. Animesiyle kıyaslamak bile istemiyorum, animedeki acayip yapmacık olmuş. Karakterimiz Riki, son derece normal bir çocuk. Normal derken, gerçekten normal. Ne cool sözler ediyor, ne de fazla pesimist. Sen ben gibi, günlük hayatını yaşıyor, hiçbir şeyi kafasına takmıyor. Ders esnasında telefonuna gelen mesajı açmadan önce 2 kez düşünüyor, derse mi dönsem yoksa telefona mı baksam diye. Arkadaşlarıyla oyun oynamaya can atıyor, arkadaşlarının iyiliklerini hiçbir zaman unutmuyor. Hep ben lider olacağım diye gitmiyor, liderleri Kyousuke ne derse onu yapıyor ve bundan gocunmuyor. Normal.

ss (2013-12-28 at 08.52.10)

Ana karakter normal olunca, kendinizi o karakterin yerine daha rahat koyabiliyorsunuz. Hazır temamız “arkadaşlık” olunca, vn’deki karakterleri kendi arkadaşınızmış gibi düşünüyorsunuz. Veya dostlarınızı o karakterlerin yerine koyuyorsunuz. Aldığınız keyfi tarif edemem, sadece okuduğum ilk 1 saatte bile gülmekten gözümden yaş geldiği yerler oldu ki okul temalı serilerdeki esprilere çoooook nadir gülen biriyim.

En başta da söylediğim gibi, LB’yi ve Refrain’i ayrı değerlendireceğim çünkü ikisini aynı kefeye koymak gerçekten çok zor. LB’yi okuması tahmini 4-5 gününüzü alırken, Refrain’i okumak 4-5 saat alıyor. İkisinin aktardığı şeyler çok farklı, o yüzden common route’u incelemek bu yazı için daha doğru olur.

Refrain’e kadar hep yeni takım elemanı bulmak ve bulduğumuz heroinelerin sorunlarını çözmekle geçiyor. Refrain’den bir önceki route’ta tam ipler kopuyor derken Refrain’e giriyoruz.

Sonuç olarak benim Refrain öncesi genel hikayeye vereceğim puan 9/10. Esprilerin kaliteli olması, karakterlerin samimiyeti ve LB’nin genel mantığı (spoiler ;_; ) 9 vermek için yeterli sebepler.

Anlatım Tarzı

Açıkçası burada çok da değerlendirilecek bir şey yok. Çünkü betimlemelerle falan uğraşmıyoruz, direkt günlük hayatın içerisindeyiz. Riki’nin normal oluşundan bahsetmiştim. İçinden geçirdiği düşünceler öyle artistik şeyler değil. Bir mekana girdiğinde lambaların yaydığı loş ışığın güzelliğini falan düşünmüyor. Dolayısıyla anlatım o kadar şaşaalı değil. Aksine sade, samimi, okurken sizi yormayacak şekilde akıyor. Diyaloglar da günlük konuşmalar olduğu için tıpkı anime izler gibi takılıyorsunuz. Çok üst seviye bir İngilizce bilmenize gerek yok yani. Lisedeki İngilizce ders kitaplarında okuduğunuz metinler bile LB’deki dilden daha komplekstir bence.

Anlatım tarzına vereceğim puan 10/10. Puan kıracak bir yer göremiyorum çünkü cidden böyle günlük bir tema için son derece sade bir anlatım kullanılmış. Günler akıp gidiyor öylece.

Karakterler

Söylediğim gibi, ana karakterler çocukluk arkadaşı olduğu için çok gerçekçi ve samimi. Yan karakterlerin de kendilerine özel yanları var ama onlar bu beşlinin verdiği sıcaklığı size o kadar da veremiyorlar. Şöyle iki grupta ele alırsak, karakterler:

Little Busters ekibindeki ana karakterler:

ss (2013-12-28 at 05.54.30)

Natsume Kyousuke

Ekibin kurucusu ve lideri. Küçüklüğünden beri hep eğlenceli oyunlar bulmuş ve takımın senelerce bir arada kalmasını sağlamış. Ekipteki üyelerden 1 sınıf yukarıda. Sınıftakı vaktini de hep manga okuyarak geçiriyor, oyunları da genelde bu mangalardan esinlenerek buluyor.

Son derece enerjik ve boş-kafa diye tabir edeceğimiz bir karakter yani. Üst sınıftan alt sınıfa ip sarkıtıp camdan falan geliyor. Tabii Kyousuke’nin ciddi kişiliğini Refrain’de görüyoruz.

ss (2013-12-28 at 06.08.14)

Naoe Riki

Ana karakter, Refrain’e kadar olayları Riki’nin gözünden okuyoruz. Yazının başından beri dediğim gibi, Riki görebileceğiniz en normal ana karakter. Bu zamana kadar hep arkasında güvenebileceği dostları var, o yüzden kişilik olarak çok güçsüz. Anne babasını kaybetmiş. LB’ye en son o katılmış.

Narkolepsi hastalığı var, yani durduk yere birden yere düşüp uyuyakalıyor. Böyle zamanlarında Masato onu yatağa taşıyor, Kyousuke de yanından bir an olsun ayrılmıyor. LB’ye katıldığından beri zorluğu hiç yaşamamış bir karakter yani Riki, arkadaşları sağolsun.

ss (2013-12-28 at 06.16.05)

Inohara Masato

Biricik oda arkadaşımız. Bulup bulunabilecek en iyi can dostudur Masato. Riki narkolepsi atağından uykuya dalınca, odaya kadar kucağında taşır. Riki rahat uyusun diye başka odada kalır, Riki uyanınca ona yemek getirir. Zor durumlarda anlayışlıdır, Riki’nin morali ne zaman bozuk olsa hemen neşelendirir. Riki öğle yemeğini Masato’yla yapmadığında falan çok bozulur, Riki’yi başkalarından çok kıskanır. Odun kafalıdır gerçi ;_;

Masato neşe kaynağımız kesinlikle. Eğer ortada dönen muhabbet onun zekasına fazla geliyorsa hemen kaslarını düşünür ve rahatlar. Kas manyağıdır, kinniku kinniku diye kas-dansı yapar. Masato bi tane ya. ❤

ss (2013-12-28 at 06.25.46)

Miyazawa Kengo

Bu da ikinci can dostumuz. Küçüklüğünden beri kendo ile ilgilenmiş, turnuvalara katılmış. LB’ye Riki’den hemen önce katılmış. Sürekli Masato’yla dövüşürler, genelde Kengo kazanır ama ağır darbeler almaktan kurtulamaz. LB’deki her takım elemanını canından çok sever, korur kollar. Yardıma ihtiyaçları olduğunda bir dakika bile düşünmeden yardıma koşar.

Kişilik olarak çok güçlü olsa da, en ufak şeylere en çabuk o ağlar. Little Busters’a en bağlı olan kişi odur. Hatta bir yerde kendisi LB amblemi dizayn edip yeleğinin üzerine diker ve sürekli onunla dolaşmaya başlar.

ss (2013-12-28 at 06.33.04)

Natsume Rin

Kyousuke’nin kardeşi. Yeni tanıştığı insanların yanında çok sessiz ve utangaç, hep abisi Kyousuke’nin arkasına saklanır. Kyousuke gruba yeni elemanlar getirdiği zaman onlarla iletişime geçmekte zorlanır. Masato ve Kengo iri yarı olduklarından başta onlardan korkar ama zamanla çok samimi olur. Fırsat buldukça Masato ve Kengo’ya ne kadar aptal olduklarını hatırlatır.

Rin, Riki’ye karşı daha samimidir çünkü Riki de onun gibi kendi başında ayakta duramayacak birisidir. Rin bir şeye ihtiyacı olduğunda veya zor durumda kaldığında hep Riki’den yardım ister.

Ah bir de Rin kediler olmadan yapamaz. Sınıftaki kişilerle vakit geçirmektense dışarıda Kyousuke’nin ona bulduğu kedilerle oynar. Favori kedisi Lennon’dur çünkü Lennon onu hiçbir zaman yalnız bırakmaz.

Little Busters ekibine sonradan katilanlar:

ss (2013-12-28 at 06.38.42)

Kamikita Komari

Tatlı manyağı sakar kızımız. Öğle arasında hep gizlice çatıda kendi getirdiği tatlıları yer. Rin’le arkadaş olmayı başaran ilk kızdır. Rin’in en yakın arkadaşıdır o yüzden. Beyzbolda çok kötüdür bu yüzden genelde diğer kızlarla sahanın bir köşesinde muhabbet eder ya da boş boş koşturur.

ss (2013-12-28 at 06.44.19)

Saigusa Haruka

Boş gezenin boş kalfası diye tabir edebileceğimiz enerjik kızımız. Hep Riki’yle aynı sınıfta olmayı hayal eder çünkü Riki’nin sınıfı çok eğlencelidir. Her zaman bi problem çıkarır ve ne zaman görsek arkasında disiplin ekibinden elemanlar koşturur.

Çok boş bir karakter kısaca haha

ss (2013-12-28 at 06.48.15)

Noumi Kudryavka (Kud)

Bu da klasik lolimiz. Aslen Rus’tur ama dedesinin aşırı Japon hastalığı yüzünden Japonca ve Japon kültürüne dair şeyleri öğrenmiş ve bu okula gelmiş. Fakat İngilizce konusunda o kadar da iyi değil, berbat bir Engrish’e sahip ve İngilizce sınavlarından çoğunlukla zayıf not alıyor. Sürekli wafuuu der. wafu~~

Yanında Strelka ve Belka adında iki tane köpeği var. Köpeklerle takıla takıla kendisi de ufak bir köpek yavrusu gibi olmuş. Beyzbolda topa vurmakta veya fırlatmakta korkunç fakat topları yakalamada bir köpek kadar çevik.

ss (2013-12-28 at 06.53.00)

Kurugaya Yuiko

Geldik en iyi heroineye ❤ Klasik onee-san karakteri, bizim zayıf Riki’ye çok takılır. Masato’yu Rin’den sonra dövebilen ilk hatundur. Matematik derslerini genelde eker çünkü çok zor üniversite problemlerini bile kısa bir sürede çözecek kadar iyidir. Beyzbolda da çok çeviktir, topu yakalarken resmen ışınlanır.

Tüm LB ekibi, tavsiyeye ihtiyaç duyduklarında Kurugaya’ya gider. Kurugaya da onlara çok saçma şeyler yaptırır. Hafif sapıktır. Kyousuke’yle çok uyumludurlar.

ss (2013-12-28 at 07.00.39)

Nishizono Mio

Sessiz ama bir o kadar da sinsi kız diyelim. Kitap kurdudur, sürekli aynı ağacın altında kitap okur. Hep güneşlikle gezer. Sessiz asosyal kız gibi dursa da aslında fena bir yaoi manyağı yani fujoshidir. Riki x Masato, Riki x Kyousuke gibi eşleştirmeler yapıp kızarmaya başlar.

Bildiği bir konu hakkında uzun uzun konuşmayı çok sever, genelde konuşmasının ortalarında herkes uyuyakalır.

Karakterlere vereceğim not 9/10 çünkü Haruka çok boş bir karakter, olmasa da olurmuş. Komari ve Kud da bebek gibi konuşmasalardı çok daha iyi olabilirmiş. Fakat Masato-Kengo-Kyousuke üçlüsünün olması yeter de artar.

Route Düzeni

LB’de şöyle bir şey var, herhangi bir route’u bir kez bitirdikten sonra bir daha o route’a giremiyorsunuz Refrain’i bitirmediğiniz sürece. O yüzden rastgele gitmektense wt kullanmak şart oluyor. Önerilen 2 çeşit yol var:

Komari > Rin1 > Haruka > Kud > Kurugaya > Mio > Rin2 > Refrain (ben bunu takip ettim)

Komari > Haruka > Kud > Kurugaya > Mio > Rin1 > Rin2 > Refrain
(Bunun önerilmesinin sebebi Rin1’in aslinda gerçek bir route olmaması. Yani çok ani bir şekilde Riki’nin narkolepsi atağıyla sona eriyor. Ama sonunda çok büyük bir ipucu olduğu için Rin2 ile pekişince her şeyi daha iyi anlıyorsunuz diyelim.)

Route’larda şöyle güzel bir şey var. Biz her günümüzü arkadaşlarla oynayarak geçiriyoruz. Kaptanlarla beyzbol maçımızı yaptıktan sonra da yine günlük takılmaya devam ediyoruz. Sadece son 1-2 saatlik okuma süresi ise heroine + sorununu çözme safhası oluyor. Ondan öncesi klasik lay lay lom yani, ki güzel bir şey.

Komari: Karakter olarak içinizi bayan bir karakter Komari. Fakat route’una tamamen girince (maçtan sonra yani) işler ciddileşmeye başlıyor ve karaktere üzülüyorsunuz açikçası.

ss (2013-12-28 at 08.59.18)

Haruka: En boş route. Neden yaptıklarını hala anlamıyorum, kızla konuştuklarımızın bir tanesi bile anlamlı değil. Boş konular hakkında boş boş konuşuyoruz. Sadece Haruka’nın ablasına dair güzel bir patlama anı var fakat siz ablasının kim olduğunu daha vn’e başlamadan kestirdiğniz için sürpriz olmuyor.

ss (2013-12-28 at 09.28.17)

Kud: Güzel route’lardan biri fakat karakterin loli oluşu biraz bunu bozabiliyor. Route sonunda “it’s magic” oluyorsunuz ama Refrain bittikten sonra her şeyi anlıyorsunuz.

ss (2013-12-28 at 09.29.53)

Kurugaya: En iyi route sanırım Rin+Refrain haricinde. Refrain ile ilgili en büyük ipucunu bu route’ta alıyorsunuz. Ki sanıyorum ki o yüzden Refrain sezonuna bıraktılar bu route’u.

ss (2013-12-28 at 08.57.10)

Mio: Boş bir route daha. Mio’nun yaoi muhabbetleri olmasa hiç de okuması zevkli olmayan bir route.

ss (2013-12-28 at 09.31.08)

Rin1: İşte LB burada başlıyor. Rin, Lennon’un kuyruğunda bir kağıt buluyor ve “There is a secret of this world” yazısını görünce başlıyorlar Riki’yle bu işin peşine düşmeye. Kağıtta ne derse Rin onu yapıyor. İşler taa Rin’in bir başka okula transfer olmasına kadar geliyor fakat göndermiyoruz Rin’i. Bu route burada bitiyor.

ss (2013-12-28 at 09.32.22)

Rin2: Burada ise Rin diğer okula gönderiliyor fakat Rin orada bir türlü yapamıyor. 1 haftayı bile zor geçiriyor. Sonunda Riki, Kengo’dan yardım istiyor. KengoxRiki vs KyousukexMasato beyzbol maçı yapıp kaybediyorlar. En nihayetinde RikixRin bir şekilde Rin’in dedesinin evine kaçiyor. Uzun sürmüyor tabii, polisler evlerini basıp Rin’i Riki’den ayırıyorlar ve orada bitiyor. Burada bir seçenek geliyor ekrana, eğer “become stronger” dersen Refrain’e giriyorsun ve asıl bomba patlıyor.

ss (2013-12-28 at 08.23.01)

Sonuç olarak route düzenine vereceğim puan 8/10. Maalesef çok fazla gereksiz route var. Eğer heroinelerle uğraştığımız kısımlar uzun tutulsaydı gerçekten ölürdük herhalde. Allah’tan heroineyle uğraşana kadar Masato falan yanımızda da rahatız. Mio/Haruka route’ları çok kötü bitiyor. Kud route ise anlamak için çok kafa yormak gerekiyor.

Teknik Özellikler
(Seslendirme, Müzik, Art, İçerik)

Seslendirme

Key yine parasını konuşturmuş burada çok sağlam seiyuular tutmuş. Özellikle ana karakterlerin (Masato, Kengo, Kyousuke, Riki, Rin) seiyuuları harika bir iş çıkarmış.

Rin’de insan böyle ciddi bir ses veya klasik tsundere modu beklerken çok normal bir sesle geliyor. Klasik arkadaş ortamındaki bir kızın sesi size nasıl geliyorsa Rin’in sesi de öyle. Rin’in ani laf sokmalarına falan çok uyuyor o seiyuu. FUKAAA. Masato’nun seiyuusu müthiş bir iş çıkarmış dediğim gibi. Kinniku kinniku~ Hoş bi hava katmış elemanın konuşmasına. Kyousuke klasik karakter tonunda fakat bağırdığı yerlerde sizi etkiliyor. Hele ki Refrain’de o sesini duyunca ağlamayan birisi var mı merak ediyorum. Riki’nin sesi normal. Ağlamaklı olunca sizi çok etkiliyor. Kengo’nunki ise EN HARİKASI. Kendo ustası birisi ne kadar onurluysa, seiyuu da Kengo’nun konuşmalarına öyle bir onur katmış. Gülerken bile sesindeki o gücü, onuru hissedebiliyorsunuz. Ağladığı yerlerde, bağırdığı isyana bağladığı yerlerde kalbinizi parçalıyor. Komari’nin seiyuusu çok kötü açıkçası o sese kim katlanıyor bilmiyorum. Hem çok yavaş konuşuyor hem de hafif engelli gibi konuşuyor insan bir garip hissediyor yeminle. Kud’un sesi de yine aynı şekilde bi yerden sonra insanın sinirlerine dokunuyor. Yalan yok wafuu çok tatlı ama. Wafuuuu~~ Haruka’nın sesi berbat, hayal bile etmek istemiyorum. Kurugaya’nın sesi harika. Umu. Hele ki kendisinin bir sahnede acayip ciddileştiği bir an var. Kurugaya çok fena bir laf edip bağırıyor. Ben bile yerimde sıçradım okurken, vücudumda bi titreme oldu korkudan. Seiyuu yaşamış karakteri resmen. Mio’nunki de orta diyelim. O tarz bir kızdan bekleneceği şekilde konuşuyor.

Müzik

Animeyi izleyenler müzikleri bilir çünkü anime tamamen vn’deki müzikleri kullanmış. Maalesef müzikler animede o kadar iyi oturmamış. Vn’de ise her ana cuk diye oturan müzikler kullanılmış. Özellikle Refrain’de kullanılan vokalli şarkılar vesaire her an gözlerinizden yaşlar süzülmesine sebep oluyor.

(Şarkıda ilk 2 dakika Refrain’den CG’ler içeriyor, spoiler)

Vokalli şarkıların liriklerine özellikle dikkat edilmeli çünkü Maeda Jun (serinin yazarı) kendisi yazmış. Yani her sahnede çalan vokalli şarkılar aslında karakterlerin iç dünyasını, söylemek isteyip de söyleyemedikleri şeyleri gösteriyor.

Bir yerden OST albümünü bulup indirmenizi öneririm, harika parçalar var şu yazıyı yazarken bile hepsini dinliyorum tekrar tekrar.

Art

CG’leri zaten yazı içerisinde ara ara paylaşıyorum, cg’lerin güzelliğinde bir sorun yok. CS’ler, yani karakterlerin resimleri de karakterlerin o anki ruh haline çok oturuyor (özellikle Masato). Toplamda 96 tane CG var (içindeki ufak tefek ayrıntıların değiştiği cg’leri saymıyorum). Fakat hoşuma gitmeyen bir şey var o da çizimlerdeki tutarsızlık.

Kız karakterler + Riki’nin gözleri kocaman kocaman ama Kyousuke-Masato-Kengo üçlüsünün gözleri ufacık. Bunlar uzaylı mi kardeşim anlamadım. Animede direkt herkesin gözü kocaman olmuş alışamadım bir türlü Kyousuke’ye falan bakınca korkuyorum resmen ;_;

İçerik

Geldik en eğlenceli kısma. Oyunun içerisinde çeşitli mini-oyunlar var. Bunlar boş şey gibi gözükse de Refrain’de önemini anlıyoruz. Neyse tek tek ele alalım neler olduğunu:

1. Dövüşler

ss (2013-12-28 at 07.59.32)

Herkesin kendince bir lakabı var. Dövüşü kazanan kişi, kaybedenin lakabını değiştiriyor. Genelde komik şeyler yapıyorlar.

Animeyi izleyenler bilir dövüş sistemini. Etraftaki kişiler ellerinde ne varsa ortaya atıyorlar, dövüşecek kişiler o eşyaların arasından neyi yakalarsa onunla dövüşüyorlar. Biz de vn’de enter’a bastığımızda çark duruyor ve rastgele ne geldiyse onunla dövüşüyoruz. Seçtiğimiz eşya dövüşün kaderini değiştiriyor elbet.

ss (2013-12-28 at 08.01.34)

Bu dövüşleri bolca yaparsak karakterler de o kadar güçleniyor. Karakterlerin güçlenmesi demek de, beyzbol maçında yenme şansımızın artması demek. Ben daha yenmeyi başaramadım ;_; Daha doğrusu 3. denemeden sonra pes ettim hikayeye yoğunlaştım. Hikayeyi etkilemediği için istersek bu dövüş/beyzbol oyunlarını kapatabiliyoruz hikaye kendi seyrinde akıyor. (2018 Update: Başardım, rankta 1. bile oldum!)

ss (2013-12-28 at 08.09.00)

Bu da rank ekranı. Eğer 1. bitirirsek uzun bi süre, Mask The Saito geliyor. Sadece Mask the Saito üzerine bir OVA yapıldı duyduğum kadarıyla. Epey de güçlü zaten 2 kere gördüm yenemedim kendisini ;_;

2. Beyzbol

Beyzbolda direkt biz oynuyoruz zaten. 20 kere vuruş hakkımız var, maçın tarihine ne kadar yakınsak o kadar çok pratik yapma şansımız var. Mümkün olduğunca topu her oyuncuya doğru atmaya çalışmanız lazım ki onların da statlarında artış olsun. Eğer topu bir oyuncuya 3-4 kere atmayı başarırsanız sahada yerlerini değiştiriyorlar.

Biz burda çalişiyoz siz orda piknik yapiyonuz ben de dağitirim böyle pikniğinizi

Biz burda çalışıyoz siz orda piknik yapıyonuz ben de dağıtırım böyle pikniğinizi

Eğer topu kedilere isabet ettirirseniz Rin çok kızıyor. Eğer çok sinirlenirse yeni bir atış skill’i elde ediyor. Bu da elbette beyzbol maçında epey kullanışlı oluyor. Her maç sonunda her oyuncunun ne kadar +stat kazandığını da görebiliyoruz. İstersek antremanı yarıda kesebiliyor veya kamerayı istediğimiz bir oyuncuya tutabiliyoruz. Veya free-kamera dediğimizde kamera rastgele sahadaki oyuncuları gösteriyor.

Kyousuke daha sonra bizim kaptan olmamızı istiyor ve oyuncuların yerlerini belirliyoruz. İstersek Rin veya Kyousuke bize taktik konusunda yardımcı oluyor.

3. Rin Fırlatmaca

Bir sahnede karakterlerimiz derse geç kalıyorlar. En iyi kestirmeninse Rin’i sınıfa uçurmak olduğunu düşünüyorlar, böylece Rin onların geç geleceğini hocaya söyleyebilir. Burada da iş bize düşüyor. ss (2013-12-28 at 08.18.18)

Eğer çok hızlı uçurursak Rin bayaaaaaaaa uçuyor ama sınıfa tutunmayı başarıyor. Eğer çok zayıf fırlatırsak Rin geri yere düşüyor Mission Failed oluyor ;_;

4. Şiir Oluşturmaca

Mio’nun route’unda, Mio’nun bir şiir yarışmasına katılması gerekiyor. Herkes oturup kendince yazmaya çalışsa da olmuyor (Masato için çok zor ;__; ). En sonunda Haruka herkesin rastgele bir cümle yazmasını istiyor. Biz cümleleri görmüyoruz, rastgele 5 kişiyi seçiyoruz ve ekranda yazdığımız şiir gözüküyor.

Upper half only

Upper half only

5. Kantini Kurtarmak

Lennon’un kuyruğuna gelen bir görevde kantini kurtarmaları gerektiği yazıyor. Şans ki ertesi gün tüm kantin çalışanları hasta olmuş yemek lazım kimse yok. LB ekibi geçiyor ve acele acele herkese yemek veriyor. Aceleden kastım, bir tepsinin üzerine ellerinde ne varsa savurmaları oluyor. Bizden istenense tepsiye saçma sapan şeyler dolmadan tepsıye tıklamak. Eğer çok şey dolarsa öğrenciler tepkili oluyor. Bazen direkt boş tabak veriyoruz baya sövüyorlar haha

Sonuç olarak içerikte ellerinden gelenin en iyisini kullanmışlar okuyucuyu da LB’nin bir parçası yapabilmek için.

Seslendirme için puanım 8.5/10 (Harukaaaaaaaaaaaaa, Komariiiiiiiiiiiiiiii)
Müzik için puanım 9/10 (Biraz daha fazla müzik olsaydı ;_____;)
Art için puanım 8.5/10 (Keşke Refrain’de malum olayla ilgili daha çok CG olsaydı)
İçerik için puanım 10/10 (Daha ne yapsın adamlar)

Sonuç

Sonuç olarak Refrain’e kadar olan kısım benden 8.6/10 puan alıyor. Arkadaşlığın bolca yaşandığı bir ortam fakat bazı heroinelerin boş muhabbeti (HARUKA) içinizi bayabiliyor. Kesinlikle okunması gereken bir vn olduğunu düşünyorum. Çünkü H-Scene yok ve okuması çok kolay. Herkesin kendi dostlarını veya eski dostlarını şöyle bir hatırlayacağı, insanı derinden sarsacak bir vn. Bu zamana kadar ihmal ettiğiniz kişileri gidip arayasınız geliyor.

Reklamlar

7 thoughts on “Little Busters!

  1. Harbiden çok uğraşmıssın. Çok önceden visual novelini indirmiştim baya bir ilerlemiştim, diyaloglar aslında baya beni güldürmüştü. Özellikle o telsizle rine söyledikleri şeylere :D. Fakat şöyle bir şey var ki yabancı sitelerde gördüğüm kadarıyla visual novelinde hiç romantizm yokmuş. Ben visual novel oynarken diğer animelerden farklı olarak romantizm ve az da hayliyle eroge isterim. Çünkü normal animelerden farklı olmalı bence. Tamamını oynamadığım için bilmiyorum. İlerleyen bölümlerde romantizm oluyor muydu acaba? Çizimlerini ve karakterleri baya beyenmiştim fakat romantizm olmayınca 3, 4 saat oynamadan sonra silmiştim oyunu.

    Beğen

    • Şimdi dediğim gibi arkadaşlarla geçirdiğimiz vakit çok fazla ama o kaptanlarla olan maçtan sonra karakterin route’una giriyoruz tam olarak. O anlardan sonra romantizm var, öpüşmeler falan filan oluyor ama sadece sweet-kiss dediğimiz şeyler var.

      Edit: Üst kismi şöyle diyeyim hatta, bir kere bitirdikten sonra diğer route’larda zaten o baştaki laylaylom kisimlari %90 geçiyorsunuz. çok nadir konuşmalar oluyor. Kaptanlarla olan maça gelmeniz 1 falan sürüyor taş çatlasin. Ondan sonra route’tan devam.

      İşin “H” kismi ve +3 extra route için (1 tanesi çok çok önemli bir route, öbür ikisi fanbase için yapilmiş) Little Busters: EX/Ecstasy’i beklemenizi öneririm. +18 versiyonu kisaca, çevirisi hala devam ediyor son 1 route kalmişti en son.

      Beğen

  2. Vay be gerçekten güzel bir yazı olmuş.Türkiye’de Visual Novel’ler hakkında bu kadar bilgi sahibi olup , nasıl detaylı oynandığını bilen birileri olduğunu bilmiyordum. En azından bunu bloglayan birilerinin olduğunu bilmiyordum :D. Bu yazı’yı da Type-Moon yazısını da baştan sona kadar okudum ve çok beğendim, elinize sağlık. Aslında Ben de kendi yeni açtığım blog’da en son LB Refrain ile ilgili bir yazı yazmıştım. Sonra VN’si ile ilgili bir iki şeye bakayım derken buraya geldim. Sizin için bir sakıncası yoksa yazının sonuna buranın linkini de atayım diyorum :).
    Takip ettiğim bloglar’ın yanına güzel bir tane daha buldum. Hadi size iyi akşamlar, iyi bloglar 🙂

    Beğen

    • Tabii atabilirsin merak ettim ben de okuyayim hatta. Aslen hedefimde Refrain’i de bu yazida bulundurmak vardi da şimdi okuyanlar sayfayi kaydirirken falan ağir spoiler yemesin diye ayri bir yazida sadece anime izleyicileri için yazayim dedim. Link olarak atmanda sakinca yok yani.

      Blog’umuz yeni zaten daha 2 ay falan oldu, aslen Akutan çok şey biliyor bu meselelerde ama onu yazi yazmaya itemiyorum bir türlü öhö öhö üşengeç öhö öhö

      TypeMoon ve LB’nin yaninda bir de Tsukihime yazimiz da var onu da okuyabilirsin~ Teşekkürler güzel yorumlarin için

      Beğen

      • Tsukihime yazısını da okudum onun da animesini izlemiştim. Ama ”There is no Tsukihime anime” diye ünlü bir söz var zaten 🙂 Yani VN’sini de okumak lazım.

        Bir de diğer tarafta icon yapmakla ilgili bir şey söylemiştin nasıl yapabiilrim idare eder bir icon ? Tarif edebilirsen sevinirim 🙂

        Beğen

      • Mesela böyle deneyebilirsin http://puu.sh/635uW.jpg
        O kadar özenli olmasina gerek yok da, photoshop’ta yeni transparan bi dosya açarsin. Üzerine de istediğin bi fontta blogunun adini veya baş harflerini yazarsin. Ben de anasayfaya koyarim resim halinde 😀 icon demişim tarif edememişim ;_;

        yapamam dersen ben yarin boş vaktimde bi şeyler deneyebilirim ><

        Beğen

  3. 3,4 saattir uğraşıyorum ama hayatımda daha önce hiç photoshop kullanmadığım içi yaptığım tek şey programa küfretmek oldu 🙂 Kendim halledeyim dedim ama yok olacak gibi değil.
    Eğer dediğin gibi boş bir vaktinde sallama bir şey yapabilirsen çok iyi olur açıkçası 🙂

    Beğen

Düşüncenizi Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s