Kyoukai no Kanata – 01

Kardeş sen buna Mitsuki demişsin ama bu bildiğin Mio

Kardeş sen buna Mitsuki demişsin ama bu bildiğin Mio


KYOTO’nun Slice of Life harici animesi gün geçtikçe nadirleşmeye başladi. Hele ki böyle “Dark” temaya sahip serileri Kyoto’dan görmeye hiç alişik değildim uzun zamandir. Bir şans vereyim dedim, klanlar kovalamacalar kanlar kiliçlar savaşlar vesaire içerdiğinden.

Seri ana karakterimizin gözlüklü bir kizi intihar etmek üzereyken kurtarma karari almasiyla başliyor. Tam “dur atlama” modlarina girecekken kalbinden kilici yiyiveriyor. Öğreniyoruz ki çocuk da ölümsüzmüş zaten. Ve bu kisa 5 dakikalik aksiyondan sonra opening giriyor.

Opening


Artik bu tarz openinglerden gerçek anlamda biktim ya. Ne etkileyici bir şarki, ne sözlerde ahenk var, ne animasyona gidiyor. Resmen adamlar bi opening animasyonu yapmiş, arkaya da random bi müzik. Rock desen değil arkada hep ayni ritim tekrar ediyor falan. Tamam Minori Chihara’yi gerçekten çok severim, canli performanslarinda boy gösteren bi sanatçidir ama bu tarz openingler gerçekten gitmiyor. Kaldi ki böyle dark-fantezi tadinda bir seriye biraz daha dark temali opening beklerdim. Şarki ne güzel başladi sakin sakin, animasyona da uygun gidiyordu derken bam klasik opening.

Animasyon olarak da epey bir karakter spoiler’i yedik başlangiç olarak ama artik o her animenin yaptiği şey. Her karakterde özel güçler olacak saniyorum ki, opening’de herkes baya afilliydi alevler malevler.

Bölüm

Bölüm aşiri durgundu. Adamlar nasilsa biz KyoAni’yiz LN uyarlamasi yaptik her türlü izlenicek bu seri diye ilk bölüme çok fazla aksiyon sokma derdine girmemiş. Serinin yarisi slow-paced konuşmalarla geçiyor öyle sağa sola manzaraya falan bakiyorsunuz.

Ryuugamine Mikado???

Ryuugamine Mikado???

Bölüm içi müzik var miydi emin bile değilim, VN tadinda arkaplanda çalan müzikler vardi. Müzik kendi haline çaliyor arkada, bunlar da muhabbet ediyor falan. Kemanli vesaireli, aksiyonlarda daha etkili olacak müzikler bekliyorum bakalim.

Aksiyona girdiğinde ise KyoAni farkini gerçekten ortaya koyabiliyor. Gözlüklü karakterimizin “kandan” oluşturduğu kiliç Kill la Kill’deki makasa kafa tutacak derecede ihtişamli:

Kanin havada dönerek bir kiliç oluşturmasi her bölüm bikmadan izlenesi bir ayrinti

Kanin havada dönerek bir kiliç oluşturmasi her bölüm bikmadan izlenesi bir ayrinti

Bal dök yala

Klasik KyoAni teknikleri yine her zamanki gibi burada da mevcut. Akici giden animasyonlar, hiç beklemediğiniz şeyleri (Mio’nun -hehe- saçlarinin kulağinin üstünden yavaşça düşmesi) akici bi animasyonla göstermeler vesaire içinizi baymadan ekrana kilitli kalmanizi sağliyor.

Kulak fetişistlerine selamlar

Kulak fetişistlerine selamlar

Hoşuma gitmeyen şeyse, sinifta canavarin bam diye slow-motion’la sinifa girdiği bi sahne var. Arkasindan da öğretmen kilikli bi ablamiz tekme tokat geliyor, ehehe görüşürüz o zaman diyip camdan atliyor peşinden. Bizim karakterler de “ok o zaman” diyip yaşamlarina devam ediyorlar. ????????????????? diye kaldim, bu tarz sorgulama olmayan animelerden hiç haz etmem, tamam baya ünlü bi Warden’miş kendisi de “hep geliyo böyle ya” diyip de geçilir mi az önce kafam kadar canavara tekme atti abla ;_;

Çorabin gücü Penti’den

Kizimizin merdivenlerde uçtuğu sahne de yine “oooooo” diye biraz da olsa gaza getirecek seviyede:

Hop orda

Hop orda

Hop burda

Hop burda

Ana karakter burada her ne kadar havali dursa da kişilik olarak çekingen ve aşiri derecede sakar birisi. İş öldürmeye gelince kani harekete geçiyor tabi.

Ana karakterlerimiz arasinda bir anlaşma var. Kizimiz “pratik” yapmak için çocuğu her gün öyle ya da böyle öldürüyor. E çocuktaki de can tabi bi yerden sonra eh yeter istemiyorum benim de canim var diyip pes ediyor. Böyle durumlarda çocuğun kiza akşam yemeği ismarlamasi gerekiyor. “Akşam yemeğini dişarda yemek” mevzusunun sebebinin de, gözlüklü kizin evinde aslen bi canavar olmasindan kaynaklandiğini öğreniyoruz.

Duvardaki ayrintilar leziz <3

Duvardaki ayrintilar leziz ❤

Son sahne de kizimizin evinde geçiyor, klasik altinda yatir olan ev gibi musluğumuz açilip kapaniyor, lamba bi yanip sönüyor. Beklediğimiz canavar kendisini gösteriyor, 3-5 afilli kiliç savurmasindan sonra bölüm bitiyor.

Kardeşim o nasi bir şekildir havada break dance yapiyor eleman

Kardeşim o nasi bir şekildir havada break dance yapiyor eleman

Aslen bu sahne gerçekleşirken, ara sahnelerde bazi karakterler görüyoruz bir tanesi Mio olmak üzere. Zaten ending şarkisi girdiğinden, preview tadinda geçişler oluyor. Veee bu sahneden sonra da ending başliyor.

Noble!

Noble!

Ending:

Opening’in berbatliğina kiyasla Ending şarkisi bu tarz bi seri için etkileyici denebilir. Ne kadar bölüm izlersek, bu ending’in izleyici üzerindeki etkisi o kadar çok olacaktir. Durarara’daki Trust Me’yi animsatti bana onun kadar catchy olmasa da. Animasyon olarak da ending’e yakişir derecede softcore gidiyor.

KyoAni havada uçuşan damlaciklara iyi takmiş sanirim bölüm boyunca da ending’de de ya kan damlaciklari ya da su damlaciklari uçuşuyor havada haha

Sonuç olarak Kyouta’ya yeşil işik yaktim, sonuna kadar takip edeceğim serilerden biri oldu ippo’dan sonra.

Adamlarin lolipop'ta bile über renkler kullanmasi

Adamlarin lolipop’ta bile über renkler kullanmasi

Reklamlar

6 thoughts on “Kyoukai no Kanata – 01

  1. Güzel bir değerlendirme olmuş, yeterince ayrıntılı, hem yeterince nesnel hem yeterince öznel… Zevkle okudum. Şarkılar kısmına pek katılamıycam, ayrı.

    Açılış ve kapanış genel olarak bana da etkileyici gelmedi, ama ikisini kıyasladığımda senin gördüğünün bayağı tersini görüyorum. Açılış şarkısının buradaki videosunda ses-görüntü senkronizasyonunda hata olduğundan alakasız gibi görünüyor, zamanlama düzeltilse o kadar alakasız değil müziğin akışıyla videonun akışı. Şarkının sözleri de en azından FFF’in çevirisinde olduğu kadar boş değil, resmen hem sadakatten hem güzellikten uzak bi çeviri olmuş o. Çok iş yapan İngilizce fansub grupları arasında UTW ile birlikte en beğendiğim iki gruptan biridir FFF ama ikisi de şarkı sözlerini çevirmeyi hiç beceremiyorlar.

    Ha, video ile müzik çok mu iyi oturuyor birbirine? Hayır, video biraz aceleye gelmiş gibi görünüyor, bazı yerlerde müzikle alakasız kalıyor, alakalı olduğu yerlerde de bazen o alaka çok ucuz kurulmuş; mesela “futari” derken iki çiçek gösterilmesi, peşine “mezameru” derken kızın gözlerini açması, aman ne kadar yaratıcı :|. Şarkı da bu animeye genel olarak biraz fazla yavaş kalmış hakikaten, ama fena şarkı değil. Ezgi ilk iki mısrada fazla sıradan ve biraz sıkıcı, ama hemen peşine gelen iki mısra dinamizm kazandırıyor şarkıya. Sonra ilk iki mısranın ezgisinin tekrarı yine biraz sıksa da peşine gelen köprü ve nakaratta ezgi gayet orijinal ve renkli. Bi de şarkıyı baştaki mısrayla bitirmeseler güzel olacakmış ama tam “ne güzel bitti ya bu şarkı” diye düşünürken o mısra girince “facepalm” yaptım ister istemez. Bari şöyle güzel, renkli sözlerin olduğu bi yerden alsalarmış, yine idare edebilirdi, ama “mayoinagara mo kimi wo mitsuketa yo” nedir Allah aşkına ya, ilkokul çocukları için mi yazmışlar şarkıyı?.. Şu fazla basit sözlü ve fazla basit müzikli kıta başlangıçları (ve final mısrası) haricinde gayet güzel bi şarkı. Keşke ezik başlayıp ezik bitmeseymiş; aradaki bütün güzelliklere rağmen ağızda bıraktığı tat o bayıklık oluyor.

    Kapanış şarkısı ise nakarata kadar sıkıcı bir ritmi tekrar edip duruyor. Ritim grubundan değil, sözlerin okunuşundaki ritimden söz ediyorum. Paso aynı “dım-dı-rımm-dımm”. İlk yapıldığında belki orijinal bi şey olmuştur bu numara ama artık gördüğüm yerde atlıyorum, o kadar baymaya başladı beni. Ritim grubu dörtlü giderken bunun üçlü gitmesinden başka bi numara yok ortada, bu numara da çok eskidi gerçekten. Oysa Japonlarda daha ne numaralar var, bilmesem ellerinden bu kadar geliyo diycem ama pop-rock’ı da epeyce etkilemiş olan bütün bi Japon progressive rock hareketini gömmek olur bu… Neyse, nakaratla şarkı biraz heyecana geliyor, hem ezgi hem ritim şöyle bi silkiniyor, ama o heyecan da çabucak sönüyor, “dım-dım dı-rı-rım-dım dı-rı-rım-dım” tekrarına dönüyor, ilk seferdeki üçlü-dörtlü numarasına bile başvurmadan, olanca sıkıcılığıyla. Ezginin de nakarat kısmının başında biraz “catchy” olmak haricinde bi özelliği yok, başlangıçtaki kıtanın ezgisinden kayda değer bir farklılığı da yok.

    Sözler… eh işte, iki şarkının da sözlerinde pek bi numara yok, ikisi de çok sıkıcı sayılmaz; ikisi de basit, kolay ezberlenecek, muhtemelen de kolay ezberlenmesi için yazılmış sözler. İkisinde de ara ara ifadeyi zenginleştiren, başlangıç seviyesinde Japonca ile anlaşılamayacak, güzel kelimeler var, açılış şarkısında bunlar biraz daha fazla. Kapanışın sonlarındaki “start line” ise yersizliğiyle bardağı taşıran damla oldu ve beni şarkıdan tamamen soğuttu. Hiçbir ilginçliği, vuruculuğu, derinliği, şirinliği, metafor değeri veya şiirselliği olmayan tabirleri sırf İngilizce diye şarkıların orasına burasına sokuşturmaktan hâlâ nasıl sıkılmadılar, anlayamıyorum.

    Çok uzattım, toparlayamadım, bitiremedim. İdare ediverin ^^;

    • Uzuncana yazmişsin ama anladim ben seni.

      Ya abi bilmiyorum ending şu an benim aklimda bile değil, catchy değil dediğim gibi ama animasyon en azindan calm. Vokale bakmadim bile, müzik calm. Çok mükemmel değil ama kötünün iyisi işte.

      Opening’e gelince, abi sözlere falan lafim yok ya, ben müzikten ritimden bahsediyorum. Yani melodide bi orjinallik yok, bas arkaya ayni bateriyi, giy giy giy elektro gitar ondan sonra iş vokale binsin. Orjinallik yok, ne bileyim rock tadinda opening deyince bir HOTD opening, Kuusou Mesorogiwi, Papermoon gibi şeyler aklima geldi benim şu an düşününce. Kaç sene geçse de hala Youtube’da falan şöyle açip izler/dinlerim. Ama ben bu openingi değil sene sonra açmayi, içimden mirildanmam bile. Ki şu an bile hatirlamiyorum şarkiyi, sadece ritim hep ayni gidiyo onu hatirliyorum bi 😀

      Mesela Minori Chihara’nin Ga-Rei Zero’da bi opening şarkisi var. Bir ona baak bi buna bak

  2. Güzel incelemişsin, resimli anlatımı sevdim 🙂 Animasyon olarak becerikli ve dolu bir seri, lakin bunu olaylarına yansıdığını söylemek zor. Gerilimin tırmandığı anlarda tepkilerin ve karakterlerin içi dolmuyor. Pek bir şey hissetmiyorsun. Her zaman gördüğün için bunlardan, yapmacık bile kaçıyor. Kötü de değil, ama kusurlu.

    Fakat kapanışını cidden beğendim. Müzik ve animasyon olarak iyi iş, renkleri göz alıcı.

    • Ya ben de tam dediğin gibi bir şey bekliyordum serinin ileriki bölümlerinden. Bi cevher var ama karakterler kukla gibi, boş. Sirf bu tarz animelerde var diye konmuş tiplere benziyor. Hele ana karaktere hiç isinamadim. 7/10 muhtemelen son notum.

Düşüncenizi Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s